SAĞLIK BAKANLIĞINCA SUNULAN EVDE SAĞLIK HİZMETLERİNİN UYGULAMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE
BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı; evde sağlık hizmeti sunumuna ihtiyacı olan bireylerin muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım ve rehabilitasyonlarının evinde ve aile ortamında sağlanması, bu kişilere ve aile bireylerine sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin bir bütün olarak birlikte verilmesi için Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumları bünyesinde evde sağlık hizmetleri birimleri kurulması, bu birimlerin asgari fiziki donanımı ile araç, gereç ve personel standardının ve ilgili personelin görev yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, iletişim, uygulanacak randevu, kayıt ve takip sisteminin tanımlanması ve uygulamanın denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenerek evde sağlık hizmetlerinin sosyal devlet anlayışı ile etkin ve ulaşılabilir bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır.
Kapsam MADDE 2- (1) Bu Yönerge, Sağlık Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren ve Sağlık Bakanlığınca, bünyesinde evde sağlık hizmetleri birimi kurmak suretiyle bu hizmetleri vermeye yetkili kılınacak yataklı tedavi kurumlarını, toplum sağlığı merkezlerini ve buralarda çalışan personel ile aile hekimlerini, aile sağlığı merkezlerini ve aile sağlığı elemanlarını kapsar.
Dayanak MADDE 3- (1) Bu Yönerge, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü ve 9 uncu maddeleri ile 13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar MADDE 4- (1) Bu Yönerge’ de geçen tanımlardan; a) Aile hekimi: Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini, yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın, her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekanda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Bakanlığın öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabipleri, b) Aile sağlığı elamanı: aile hekimi ile birlikte hizmet veren, sözleşmeli çalıştırılan hemşire, ebe, sağlık memurunu (toplum sağlığı), c) Aile sağlığı merkezi: Bir veya daha fazla aile hekimi ile aile sağlığı elemanlarınca aile hekimliği hizmetinin verildiği sağlık kuruluşunu, ç) Bakan: Sağlık Bakanını, d) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını, e) Birim: Evde sağlık hizmeti vermek üzere Bakanlığa bağlı sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulan ve bu hizmete uygun olarak gerekli personel araç gereç tahsisinin yapıldığı ve idari ve teknik desteğin sağlandığı evde sağlık hizmetleri birimini, f) Evde sağlık hizmeti: Çeşitli hastalıklara bağlı olarak evde sağlık hizmeti sunumuna ihtiyacı olan bireylere evinde ve aile ortamında sosyal ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini de kapsayacak şekilde verilen muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım, takip ve rehabilitasyon hizmetlerini, g) Genel müdürlük: Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünü, ğ) Grup başkanlığı: İlçe sağlık grup başkanlığını,
h) Komisyon: Müdürlük bünyesinde, evde sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunumunu ve koordinasyonu sağlamak üzere bu Yönergenin 6’ncı maddesine göre oluşturulan inceleme ve değerlendirme komisyonunu, ı) Koordinasyon merkezi: Telefon ile doğrudan yapılan başvuruların karşılandığı ve kayda alındığı, ildeki tüm evde sağlık hizmet birimleri, toplum sağlığı merkezi, aile sağlığı merkezi ve aile hekimlikleri ile irtibatlandırılmış santral donanımı ve özel telefon hattı bulunan, evde sağlık hizmetinin hangi seviyede verileceğini belirleyen ve buna göre yönlendirmesini yapan, evde sağlık birimleri arasındaki organizasyon ve koordinasyonu sağlayan ve aynı zamanda hastaları ilgili diğer kuruluşlara yönlendiren ve gerektiğinde bu kuruluşlarla ilişkilendiren, sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulan evde sağlık hizmetleri iletişim ve koordinasyon merkezini, i) Kurum amiri: Evde sağlık hizmeti vermeye yetkili sağlık kurumunun baştabibini, j) Mobil birim: Yataklı sağlık kurumu bulunmayan veya bünyesinde evde sağlık birimi kurulmamış sağlık kurumu bulunan yerleşim yerleri ile yataklı sağlık kurumunun bağlı bulunduğu belediyenin mücavir alanı dışında kalan yerleşim yerlerinde, evde sağlık hizmeti vermek üzere sağlık müdürlükleri tarafından oluşturulan gezici birimleri, k) Müdürlük: İl sağlık müdürlüğünü, l) Sağlık kurumu: Evde sağlık hizmeti vermek üzere bu Yönerge usul ve esaslarına uygun olarak yetkilendirilen Bakanlığa ait yataklı tedavi kurumlarını, m) Sorumlu tabip: Evde sağlık hizmetlerinin bir ekip anlayışı içerisinde planlaması ve uygulanması amacıyla ilgili kurum amirince görevlendirilen evde sağlık hizmetleri biriminden sorumlu olan tabibi, n) Toplum sağlığı merkezi: Bölgesinde yaşayan kişilerin ve toplumun sağlık hizmetlerini organize eden, topluma koruyucu hekimlik hizmetlerini sunan, birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumların kendi arasında ve diğer kurumlar arasında eşgüdümünü sağlayan, idari hizmetler ile sağlık eğitimi ve denetim faaliyetlerini yürüten sağlık merkezini, ifade eder.
Acilde ve yoğun bakımda hastaneler sizden kuruş isteyemezler
Kim olursa olsun, hangi hastane olursa olsun acil hastalar ile yoğun bakımda hizmet görmesi gereken hastalardan, hiç kimse ama hiç kimse tek bir kuruş para isteyemez, fark alamaz, alırlarsa önce SGK’ya gidin işiniz olmazsa bana gelin son kuruşuna kadar geri alalım…
Ali bey, SSK emeklisi olan abim beyin kanaması geçirdi ve en yakınımızdaki bir özel hastaneye götürdük 37 gün yoğun bakımda kalan hastamız için bizden 117 milyar lira para istediler. 53 milyarını verdik geri kalanını senet yaptılar. Sonra bu parayı istemek için SGK’ya gittik bize SGK ile sözleşmesi olan hastaneye gitseydiniz deyip hiç para vermediler. Şimdi kara kara düşünüyoruz bu senetleri nasıl ödeyeceğiz? İsmi Saklı
Hemen baştan belirteyim, konu acil ve yoğun bakım hizmeti olduğundan cebinizden tek kuruş çıkmaması gerekiyordu. Hem götürdüğünü özel hastane hem de SGK yasaya uygun davranmamış. Şimdi yeniden SGK’ya gidip aşağıdaki genelgeyi hatırlatın, paranızı geri almanızı sağlamazlarsa bana gelin, ödediğiniz parayı son kuruşuna kadar geri almanızı ve senetlerinizi de yırttırtmanıza yardımcı olurum. 26 Haziran 2008 Perşembe günü Resmi Gazetede yayınlanan 2008/13 sayılı Başbakanlık genelgesi gereğince;
1-Her hastane acil kişiye müdahale etmek zorundadır Anayasa, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu, ilgili personel kanunları, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Sağlık Bakanlığınca yürürlüğe konulan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre, özel veya kamu ayrımı yapılmaksızın tüm sağlık kuruluşlarının acil durumlarda hastaya gereken tıbbi müdahaleleri yapmaları zorunludur.
2-Acil durumda sosyal güvence ve para soramazlar Acil sağlık hizmeti vermekle yükümlü bulunan sağlık kuruluşları, acil vakaları hastanın sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakmaksızın kabul edecek ve gerekli tıbbi müdahaleyi kayıtsız-şartsız ve gecikmeksizin yapacaktır. Hiçbir sağlık kuruluşu acil olarak gelen hastalara yeterli personeli veya donanımı olmadığı, ilgili birimi veya boş yatağı bulunmadığı, hastanın sağlık güvencesi olmadığı ve benzeri sebepler ile gerekli acil tıbbi müdahaleyi yapmaktan kaçınmayacağı gibi acil olarak sağlık kuruluşuna müracaat eden hastaların acil tıbbi müdahale ve tedavileri yapılırken hiçbir surette tedavi masraflarının nasıl karşılanacağı sorgulanmayacaktır. Hizmet bedelinin tahsili ile ilgili işlemler acil müdahale sağlandıktan sonra yapılacaktır.
3-Acil durum sona erinceye kadar hizmetler devam ettirilmelidir Acil vakalarda, yoğun bakım hizmeti dahil olmak üzere gerekli ilk müdahale yapılarak hastanın stabilizasyonunun sağlanması esastır. Stabilizasyonu sağlanamayan veya stabilizasyonu sağlanmakla birlikte ileri tetkik ve tedavi amaçlı başka bir sağlık kurumuna sevkine lüzum görülen hastaların nakli için 112 komuta kontrol merkezi ile irtibata geçilecektir. Sağlık kuruluşunda yatarak veya ayakta tedavi görmekte iken durumu ağırlaşan ve acilen başka bir sağlık kuruluşuna sevki gereken hastalar için de komuta kontrol merkezi ile temas kurulacaktır.
4-Hastanelerin durumunu 112 Hızır Acile bildirmek zorunludur Tüm yataklı tedavi kurumları Sağlık Bakanlığınca belirlenen esaslar ve kurulmuş bulunan çağrı kayıt ve operasyon yönetim sistemi çerçevesinde yatak kapasitesi, doluluk oranları, fiilen çalışan uzman hekim durumları gibi bilgileri güncel olarak komuta kontrol merkezine vermekle yükümlüdür. Bütün sağlık kuruluşları, komuta kontrol merkezinin çalışmalarında gerekli yardımı ve kolaylığı sağlamak, acil vakaya ait tıbbi bilgileri vermek ve komuta kontrol merkezinin nakille ilgili talimatlarına uymak ve sevk edilen hastayı kabul etmek zorundadır.
5-Acilde ve yoğun bakımda fark ücret istenemez Acil vakalarda acil sağlık hizmetinden yararlananlardan sosyal güvencesi bulunan kişilerin hizmet bedeli ilgili sosyal güvenlik kurumundan tahsil edilecek ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince hastadan ayrıca ücret farkı talep edilmeyecektir. Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlarımızdan ödeme gücü bulunmayanların acil sağlık hizmeti bedelleri kendilerinden talep edilmeyecektir. Bunlardan kamuya ait sağlık kuruluşlarından ve ayakta teşhis ve tedavi yapan özel sağlık kuruluşlarından acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlık kuruluşunun bulunduğu yer sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından talep edilecektir. Özel hastanelerden acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri ise talep edilmesi halinde 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 32 nci, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci ve 60 ıncı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 18 inci maddeleri gereğince sağlık kuruluşunun bulunduğu yerin belediyesince ödenecektir. Bu amaçla belediyelerce bütçelerine yeterli ödenek konulacaktır.
6-SGK’lı olduğunuzdan sizden para isteyemezlerdi Sizin özel durumunuza gelince, abiniz beyin kanaması sebebiyle acilen SGK ile sözleşmesi olmayan özel bir hastaneye götürmüşsünüz, bu özel hastane abinizin aciliyeti sona erip hastanız stabil oluncaya kadar geçen zamandaki hizmetlerini acil kapsamında değerlendirecek ve size SGK fiyatlarını uygulayarak faturayı SGK’ya gönderecekti ve sizden para istemeyecekti. Veyahutta yine SGK fiyatları ile size fatura kesecekti sizde parasını SGK’dan alacaktınız. Yoğun bakım tarafına gelince, şayet hastanız stabil hale gelmemişse, stabil hale gelinceye kadar kaç gün geçerse geçsin acil hizmetler kapsamında değerlendirilecek ve yine yukarıdaki gibi işlem yapılması gerekecekti. Hastanız stabil hale gelmişse de sizin gittiğiniz SGK ile sözleşmesi hastane artık acil durum sona erdi diyerek sizi SGK ile sözleşmesi olan bir hastaneye sevk ettirecekti. Hastanızı sevk ettirmemişse 37 günlük hizmet acil hizmet sayılır.
08.01.2010 tarihinde Prof Dr .... tarafından, aynı tarihlerde gerçekleşen İnflamatuar barsak hastalıklarında güncel cerrahi tedavi adlı cerrahi toplantıda, canlı cerrahi gösteri amaçlı 10.01.2010 tarihinde opere edilmek üzere Genel Cerrahi AD Gürkan B servisine yatışım yapıldı.
Operasyondan önceki gün tüm cerrahi hazırlıklar yapıldı, barsak temizliği amaçlı 2 kez lavman, göğüs ve göbek kıllarının traşı ve laksatif ilaçlar kullanıldı, 24 saat aç bırakıldım, bir serum takıldıktan sonra 24 saat boyunca hiçbir doktor veya hemşire odama girmedi, sadece bir personel lavman ve cerrahi bölge traşı amacıyla benimle ilgilendi. Operasyon günü Prof Dr ... tarafından bana saat 12 de operasyona alınacağım söylenmesine rağmen saat 17,30 kadar hiçbir bilgi verilmeden bekletildim. Daha sonra servis asistanlarından D.... tarafından opere edilmeyeceğim ve yemek yiyebileceğim tarafıma iletildi, nedenini sorduğumda ise ''hesap mı vericez" gibi bir ifade ile karşılaştım.
Tüm bu olanlardan sonra öğrendiğim kadarıyla o gün kongre kapsamında 2 vaka yapılması planlanmasına rağmen ben dâhil 3 hastaya randevu verilmiş ve zahmetli bir cerrahi hazırlık ve 24 saatlik açlık uygulanmış. Yani ben, hekimleriniz tarafından yedek olarak düşünülmüş ve kullanılmışım, üstelik yanlış bilgilendirilmiş, başından beri opere edilmeyeceğim bilinmesine rağmen boşu boşuna işkenceye tabi tutulmuşum.
Bırakın hekimliğe İnsanlığa bile sığmayan bu davranıştan dolayı başta Prof Dr olmak üzere, Servis asistanlarınızdan Dr... ve kaba davranışlarından dolayı Dr ....'tan şikayetçiyim.
Ben fakülteniz 1996 mezunu bir hekim olarak mezun olduğum fakültenin içler acısı bu durumunu görmekten dolayı çok üzgünüm, Bir hasta olarak ve her şeyden önce bir insan olarak görmüş olduğum muamelenin Dekanlığınız ve fakülteniz nezdinde inceleneceğine inanarak bilgilerinize arz ederim. Saygılarımla