Üniversite Öğretim Elemanlarının Dışarıda Kazanç Getirici Faaliyette Bulunabilme Durumu

Üniversite Öğretim Elemanlarının Dışarıda Kazanç Getirici Faaliyette Bulunabilme Durumu

1- PROFESÖR VE DOÇENTLERİN DURUMU:
2547 sayılı Kanunun Çalışma esaslarını düzenleyen 36’ncı maddesinde Profesör ve Doçentlerin durumu, devamlı veya kısmi statü olmak üzere iki kısma ayrılarak ele alınmıştır.

a- Devamlı statüde görev yapanlar;
Devamlı statüde görev almaya ilişkin olarak 2547 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde şu hükümler yer almaktadır.
“Madde 36: Bu profesör ve doçentler bütün mesailerini üniversite ile ilgili çalışmalara hasrederler. Bunlar, özel kanunlarla belirlenen görevler ve telif hakları hariç olmak üzere, yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde ücretli veya ücretsiz, resmi veya özel başkaca herhangi bir iş göremezler, ek görev alamazlar, serbest meslek icra edemezler. Üniversite yönetim kurulunun işbirliğine karar verdiği kamu kuruluşlarında, kamu yararına hizmet amacını güden kuruluşların işletmelerinde veya diğer özel kuruluşlardaki çalışmaları üniversitede sürdürülmüş sayılır. (Değişik fıkra: 12/08/1986 – KHK – 260/4 md.) Bu Kurumlardan alınan her türlü ücretler döner sermayeden pay alan profesör ve doçentin bağlı bulunduğu birimin döner sermayesine gelir kaydedilir.”

Bu maddeye göre devamlı statüde görev yapan profesör ve doçentler;
- Bütün mesailerini üniversite ile ilgili çalışmalara hasredeler.
– Özel kanunlarla belirlenen görevler (Örneğin bilirkişilik veya 1136 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince Hukuk alanında profesör ve doçentlik yapanlar avukatlık yapabilirler) vb. ve telif hakları hariç olmak üzere, yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde ücretli veya ücretsiz, resmi veya özel başkaca bir iş göremezler, ek görev alamazlar, serbest meslek icra edemezler.
- Yükseköğretim kurumları dışındaki özel veya kamusal kurumlarda kendilerine ödenecek ücretler döner sermayeye gelir kaydedilir.
– Devamlı statüde görev yapan profesör ve doçentler aşağıda yardımcı doçentlerle ilgili yapılan ve altı madde halinde sıralanan açıklamalardan, (f) bendi hariç diğer bentlerde belirtilenleri yapabilirler.

b- Kısmi statüde görev yapanlar;
Kısmi statüde görev almaya ilişkin olarak 2547 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde şu hükümler yer almaktadır.
“Her defasında iki yıl için atanan bu profesör ve doçentler haftada en az yirmi saat üniversitede bulunmak, eğitim – öğretim, uygulama ve araştırmaları bölüm başkanının gösterdiği yerde ve onun denetimi altında yapmakla yükümlüdürler. Bunlar;
a) Tazminat, yan ödeme, herhangi bir ek ücret ve döner sermaye gelirlerinden ücret ve ödenek alamazlar.
b) (Değişik alt bent: 12/08/1986 – KHK – 260/4 md.) Rektör, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü ve bölüm başkanı olamazlar, bunların yardımcılıklarına seçilemezler. Ancak Devlet memurlarının tabi olduğu mesai saatlerine ve süresine tabi olmak şartıyla enstitü müdürlüğüne, bölüm, anabilim dalı ve anasanat dalı başkanlıklarına seçilebilirler.
c) Bilgi ve görgülerini artırmak ve bilimsel araştırma yapmak üzere, kontenjanla yurt dışında çalışmalara katıldıklarında, masrafları, Devlet bütçesinden, döner sermayeden ve üniversitenin diğer gelir kaynaklarından ödenmez..”

Bu maddeye göre kısmi statüde görev yapan profesör ve doçentler;
- En az yirmi saat üniversite bulunurlar.
– Dışarda kazanç getirici faaliyetlerde bulunmaya ilişkin olarak 2547 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde her hangi bir sınırlamaya gidilmemiştir. Bu nedenle kısmi statüde görev yapan personelin dışarda kazanç getirici faaliyette bulunmasına ilişkin olarak herhangi bir sınırlama getirilemez.

2- YARDIMCI DOÇENTLERİN DURUMU
2547 sayılı Kanununu 36’ncı maddesinde yardımcı doçentler için sadece devamlı statüde istihdam şekli öngörülmüştür. Ayrıca maddenin (d) bendinde devamlı statüde görev yapan öğretim üyelerinin “en az Devlet memurları için kabul edilmiş olan haftalık çalışma süresi kadar bir süre eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, uygulama ve yönetim görevleriyle üniversite organlarınca verilen diğer görevleri yapmakla yükümlü” olduğu hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, yardımcı doçentler için maddede dışarda kazanç getirici faaliyette bulunulup bulunulamayacağına ilişkin olarak başkaca bir hususa yer verilmemiştir. Bu nedenle, devamlı statüde görev yapan yardımcı doçentler hakkında; 2914 sayılı Kanunun 20’nci maddesinde yer alan; “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü gereğince 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağını düzenleyen 28’inci maddesinde ise;”Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç).
Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevleri ve özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükümler karşısında, yardımcı doçentler, esnaf veya tacir sayılmalarını getirecek faaliyetler dışında;
a- Kollektif şirketlerde komanditer ortak olabilirler.
b- Üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunabilirler. (Bu ifadeden sadece, ticaret şirketleri arasında sayılan kooperatiflerin yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunabileceği, diğer şirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyelik görevlerinde bulunamayacağı sonucuna varılmaktadır.)
c- Anonim şirketlere ortak olabilirler. (Danıştay Birinci Dairesi, 19.6.1991 tarih ve E.1991/77, K.1991/105 sayılı kararında, bir anonim şirkette kurucu ortak olan öğretim üyelerinin sırf bu sıfatları nedeniyle 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesindeki yasak kapsamında sayılamayacağına karar vermistir)
d- Limited şirketlere ortak olabilirler.
e- Herhangi bir ticaret ve sanayi müessesinde görev alamaz. (Örneğin bir dershanede ders veremez [bu durumun bir istisnası için aşağıda yer alan “4.Ögretmenlerin Özel Dershanelerde Çalışması” başlıklı bölüme bakın) veya özel bir hastanede çalışamaz]
f- Ayrıca aşağıda “Özel Kanunlar Karşısındaki Durumlar” başlıklı bölümde belirtilen işlerde bulunabilirler.

3- ÖĞRETİM YARDIMCILARI (ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ, UZMAN, ÇEVİRİCİ VE EĞİTİM – ÖĞRETİM PLANLAMACILARI)
2547 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin (c) bendinde “aylıklı öğretim yardımcılarının en az Devlet memurları için kabul edilmiş olan haftalık çalışma süresi kadar bir süre eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, uygulama ve yönetim görevleriyle üniversite organlarınca verilen diğer görevleri yapmakla yükümlü” olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm dışında Kanunda başkaca bir hükme yer verilmemiştir. Bu halde; 2914 sayılı Kanunun 20’nci maddesinde yer alan; “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü gereğince 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Buna ilişkin olarak yukarıda yardımcı doçentlerle ilgili yapılan ve altı madde halinde sıralanan açıklamalara bakınız.

4- ÖĞRETİM GÖREVLİSİ VE OKUTMAN
Öğretim görevlileri 2547 sayılı Kanunun 31’inci, okutmanlar ise 32’inci maddesinde düzenlenmiştir. Kanunda yer verilen düzenlemelerde dışarda kazanç getirici faaliyetlerde bulunmayla ilgili olarak başkaca birhükme yer verilmemiştir. Bu halde; 2914 sayılı Kanunun 20’nci maddesinde yer alan; “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü gereğince 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Buna ilişkin olarak yukarıda yardımcı doçentlerle ilgili yapılan ve altı madde halinde sıralanan açıklamalara bakınız.

5- ÖZEL KANUNLAR KARŞISINDAKİ DURUMLAR
1. Sağlık Personeli
657 sayılı Kanuna göre özel kanun niteliğinde bulunan 31.12.1980 tarih ve 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanunun 4 üncü maddesinde; “Birinci madde kapsamına giren personelden, özel kanunlarına göre meslek ve sanatlarını serbest olarak icra etme hak ve yetkisine sahip olanlar, istedikleri takdirde, birinci maddede öngörülen tazminat haklarından yararlanmamak şartı ile serbest olarak çalışabilirler. Bunlara iş güçlüğü, iş riski ve teminindeki güçlük zamları veya bu mahiyetteki zamlar ödenmez.” denilmektedir.
Serbest meslek kazancının tarifi 31.12.1960 tarih ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde yapılmış olup, her türlü serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilmiştir. Serbest meslek faaliyeti ise, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tarif edilmiştir. Aynı Kanunun 66 nci maddesinde ise; “Serbest meslek faaliyetlerini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten baska bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.” hükmü ile de serbest meslek erbabı açıklanmıştır.
Bu maddeleri birlikte değerlendirdigimizde; 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan tabiplerin meslek ve sanatlarını serbest olarak yapmaları mümkündür. Ancak, tabiplerin herhangi bir kurum veya şahısın emri altında (ör: özel bir hastane) bağlılık ilişkisi içinde hizmet akdi ile çalışmaları mümkün degildir. Tabipler için sunu da belirtmek gerekir ki; işyeri hekimliği serbest çalışma niteliginde olmadığından 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan tabiplerin işyeri hekimi olmaları mümkün degildir.
2. Veteriner Hekim
Her ne kadar serbest veterinerlik hizmeti de serbest meslek kapsamında bulunsa da, 657 sayılı Kanuna göre özel kanun niteliginde olan 6343 sayılı Kanunun hiçbir maddesinde memur statüsünde olan serbest veteriner hekimlerin mesleklerini serbest olarak yerine getirebilecekleri konusunda hiçbir hüküm vaz edilmemistir. Bu nedenle memur statüsünde olan veteriner hekimler, serbest muayenehane açamazlar.
3. Kimyager ve Kimya Mühendisi
6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisligi Hakkında Kanun kapsamında bulunan devlet memurlarının serbest meslek faaliyetinde bulunup bulunamayacakları hususu da oldukça önemli bir konudur.Devlet Personel Baskanlığı, kimya mühendislerinin 6269 sayılı Kanunun 5 inci maddesi çerçevesinde, mesai saatleri dışında mesleki sahalarında işverene tabi olmaksızın şahsi sorumlulukları altında kendi nam ve hesaplarına veya bir işverene tabi olarak ancak istisna veya vekalet akdine dayanarak çalışmalarının mümkün olduğunu belirtmistir.
4.Ögretmenlerin Özel Dershanelerde Çalışması
Devlet memuru statüsünde çalışanların 625 sayılı Kanunun değisik 21 inci maddesi ile 3458 sayılı Kanunda belirtilenlerin, özel dersanelerde mesai saatleri dışında ögretmen olarak görev yapıp yapamayacağını açıklamak gerekirse;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değisik 28 inci maddesinde; “Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç).
Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmus yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevleri ve özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır…” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 8.6.1965 tarih ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 11.7.1984 tarih ve 3035 sayılı Kanunla değisik 1 inci maddesinde “Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılan okul öncesi egitim, ilkögretim, ortaögretim kurumları ve bu düzeyde haberleşme ile öğretim yapan kuruluşlar, çeşitli kurslar, dershaneler, öğrenci etüd egitim merkezleri, biçki dikis yurtları ve benzeri kurumların kurum açma, ögretime başlama, eğitim, öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının eğitim, öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi konularındaki hükümleri kapsar” ifadesi yer almaktadir.
Bu meyanda, 8.6.1965 tarih ve 625 sayılı Özel Ögretim Kanununun, Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Geçici Bir Maddenin Kaldırılması Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında 11.7.1984 tarih ve 3035 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre;
a- İhtiyaç halinde resmi öğretim kuruluslarında görevli öğretim elemanlarına asıl görevlerini aksatmamak kaydıyla, aylığı karşılığı okutmakla yükümlü bulundugu haftalık ders saati sayısının yarısı kadar ilgili Bakanlıkların izni ile ücretli ders verilebileceği, öğretmenin toplam ders saati sayısının haftada 30 saati geçemeyecegi,
b- Öğretmenlik yapma nitelik ve sartlarını taşıyan diğer Devlet memurlarına da, haftada sekiz saati geçmemek üzere ek ders görevi verilebileceği hükme bağlanmış,
bulunmaktadır.
Yine, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlik Kanununun 9 uncu maddesinde, “Devlet daire ve müesseseler ile belediye hizmetlerinde bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurları çalısma saatleri dışında bile olsa ücretli veya ücretsiz hususi surette sanatlarını icra edemezler. Ancak serbest meslek erbabı bulunmayan ve mahallin belediye veya Nafia idarelerinin müracaat ve en büyük mülkiye amirinin muvafakati ile zaruret bulundugu tahakkuk eden idarelerinin müracaatı ve en büyük mülkiye amirinin muvafakatı ile zaruret bulundugu tahakkuk eden yerlerde tasdik ve murakabesi kendilerine veya mensup olduklari mahalli idarelere ait olmayan memleketin umranile alâkali hususi mesleki işler devamlı olmamak ve hariçte bir yazıhane açmamak ve asil vazifelerinin çalışma saatleri dışında yapmak sartıyla birinci fikrada yazılı memurlar iş kabul edebilirler.
Profesörlük, öğretmenlik ve doçentlik birinci fikrada yazılı memnuiyet hükmünden müstesnadir.” hükmüne yer verilmis olup, anilan hüküm çerçevesinde yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve fen memurlarinin esas görevlerinin dışında öğretmen olarak ders verebilecekleri degerlendirilmektedir.
Bu itibarla, Devlet memuru statüsünde çalışan personelden 625 sayılı Kanunun değisik 21 inci maddesi ile 3458 sayılı Kanunda belirtilenlerin özel dersanelerde öğretmenlik niteliklerini haiz olmak kaydıyla ve mesai satleri dışında kurumlarının izni ile öğretmen olarak görev yapabilmeleri mümkündür.
Devamlı statüde bulunan öğretim üyeleri ile aylıklı öğretim yardımcıları en az Devlet memurları için kabul edilmiş olan haftalık çalışma süresi kadar bir süre eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, uygulama ve yönetim görevleriyle üniversite organlarınca verilen diğer görevleri yapmakla yükümlüdürler.

6- KAMU KURULUŞLARI VE VAKIFLARDA GÖREVLENDİRME:
Kamu kurum ve kuruluşlarında yapılacak görevlendirmeye ilişkin olarak 2547 sayılı Kanunun 38’inci maddesinde yer alan hüküm şu şekildedir:
” Madde 38 – (Değişik madde: 29/11/1983 – KHK – 243/46 md.)
(Değişik fıkra: 29/05/1991 – 3747/4 md.) Öğretim elemanları; ilgili kurumlar ile kendisinin isteği, Üniversite Yönetim Kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı ile ihtiyaç duyulan konularda, özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla, Bakanlıklarda, Silahlı Kuvvetler ile Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, Adli Tıp Kurumu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı kamu kuruluşlar ve kamu yararına çalışan kuruluşlar veya gerçek kişiler tarafından kurulan vakıflar ile kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kurumları ile kamuya yararlı dernekler ve bunların iştiraklerinde, araştırma – geliştirme kurumları ve diğer kamu kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilenler (Adli Tıp Kurumu ile vakıflarca kurulmuş hastahaneler, sağlık merkezleri, sağlık ocakları ve gezici sağlık araçları hariç) döner sermayeden yararlanamazlar. Ancak ilgili bulunduğu Yükseköğretim kurumlarındaki aylık ve diğer ödemeler ile öteki hakları devam eder.
Yükseköğretim Kurulunun isteği ve ilgili kamu kuruluşunun onayı ile yükseköğretim kurumları veya birimleri, ilgili adli mercilerin talebi ile adli tıp mevzuatı çerçevesinde adli tıp olaylarında ve diğer adli konularda resmi bilirkişi olarak görevlendirilebilirler.
(Değişik fıkra: 19/04/1990 – KHK – 422/2 md.; Değiştirilerek kabul: 25/10/1990 – 3670/11 md.) Bu madde uyarınca görevlendirilen öğretim elemanları kendi kurumlarından alacakları aylık ve ödeneklerin yanısıra, görevlendirildikleri kurumda yürüttükleri görev için birinci derecenin dördüncü kademesinde bulunan bir genel müdürün aylık ve ek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçmemek üzere ilgili bakan tarafından tespit edilecek miktarı net olarak ikinci görev aylığı şeklinde ayrıca alırlar. Bunlar görevlendirildikleri kurumlarca kendilerine bu suretle yapılan ödemeleri döner sermayelere yatırmak zorunda değildirler. Bunlara görev yapacakları kurumca bu ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılmaz.”
Yukarıdaki hükme göre, Öğretim elemanları;
a- İlgili kurumlar ile kendisinin isteği,
b- Üniversite Yönetim Kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı,
c- İhtiyaç duyulan konularda,
d- Kamu kurumlarında geçici olarak görevlendirilebilirler.
e- Bu şekilde görevlendirilen öğretim elemanlarına, görevlendirildikleri kurumda yürüttükleri görev için birinci derecenin dördüncü kademesinde bulunan bir genel müdürün aylık ve ek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçmemek üzere ilgili bakan tarafından tespit edilecek miktarı net olarak ikinci görev aylığı şeklinde ayrıca alırlar.
http://www.memurlar.net

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın.