RAPORLAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

Ev / Yargıtay Kararları / RAPORLAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

RAPORLAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/14266
K. 2003/15439
T. 12.11.2003
• ADLİ TIP GENEL KURULU ( Adli Tıp Genel Kurulunun Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu Dışındaki Sağlık Kuruluşlarının Verdikleri Raporlar Arasındaki Çelişkileri Karara Bağlaması )
• İHTİSAS KURULLARI ( Adli Tıp Genel Kurulunun Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu Dışındaki Sağlık Kuruluşlarının Verdikleri Raporlar Arasındaki Çelişkileri Karara Bağlaması )
• SAĞLIK KURULUŞU ( Adli Tıp Genel Kurulunun Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu Dışındaki Sağlık Kuruluşlarının Verdikleri Raporlar Arasındaki Çelişkileri Karara Bağlaması )
• RAPORLAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİ ( Adli Tıp Genel Kurulunun Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu Dışındaki Kuruluşlarının Verdikleri Raporlar Arasındaki Çelişkileri Karara Bağlaması )
• ÇELİŞKİNİN GİDERİLMESİ ( Adli Tıp Genel Kurulunun Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu Dışındaki Sağlık Kuruluşlarının Verdikleri Raporlar Arasındaki Çelişkileri Karara Bağlaması )
2659/m.15
ÖZET:
“Adli Tıp Genel Kurulu Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.” hükmünü getirmiştir.
O halde mahkemece, tüm dosya raporlarıyla birlikte, Adli Tıp Genel Kuruluna gerektiğinde kısıtlanması istenilenle birlikte sevk edilerek, çelişkinin kanuna uygun giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir .
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 29.08.2003 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Vesayet altına alınan İbrahim oğlu Ahmet hakkında Dr. Ekrem Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinin 7.6.2001 gün 4665/4-3 sayılı sağlık kurulu raporunda: “Kronik Paranoid bozukluk tanısı konularak, medeni hakların kullanma ehliyetine haiz değildir. Hacir altına alınması uygundur.” şeklinde rapor düzenlendiği P Sulh Hukuk Mahkemesince bu rapora istinaden adı geçen şahsın vesayet altına alınmasına ve vasi atanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilahare; adı geçen ve kısıtlanması istenen hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Kurulu 31 Ocak 2003 tarihli 140-281102-60177-5357 sayılı raporu ile: ” dosya arasındaki Adana Akıl Hastanesinin 7.6.2001 tarihli raporunda, her ne kadar kendisinde kronik paranoid bozukluğu tespit edildiği ifade edilmişse de şahsın değişik tarihlerdeki üç kez yapılan muayenesinde, Ahmet 24.07.1995 tarihinde ve halen hukuki ehliyetine haiz olup, vesayete veya müşavir tayinine muhtaç olmadığına ” oybirliği ile karar verilmiştir.
Bu suretle raporlar arasında çelişki doğmuştur.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesi: “Adli Tıp Genel Kurulu Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.” hükmünü getirmiştir.
O halde mahkemece, tüm dosya raporlarıyla birlikte, Adli Tıp Genel Kuruluna gerektiğinde kısıtlanması istenilenle birlikte sevk edilerek, çelişkinin kanuna uygun giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 12.11.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın.