Hayad 9 Yaşında
HAYAD
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10
 41 
 : Nisan 15, 2011, 08:55:45 am 
Başlatan admin - Son mesaj Gönderen: admin
Katarakt yerine rahim alan tüm ekibe dava
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde 3 yıl önce, iki dosya karışınca sağlık skandalı yaşandı. Katarakt ameliyatı için masaya yatan kadının ‘yanlışlıkla’ rahmi alındı. Danıştay, doktor, hemşire ve anestezi uzmanı da dahil 15 personel hakkında dava iznini verdi.

İZMİR’de, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde 28 Temmuz 2008 tarihinde S.K. (58), gözündeki katarakttan kurtulmak için ameliyata girdi. S.K.’nin üzerine, yandaki diğer sedyede yatan ve rahminde kist bulunan Ü.B.’nin dosyası konuldu. İddiaya göre Kadın Doğum Uzmanı Dr. Y.A., adını sormadan S.K.’yi ameliyata aldı. Ameliyatla S.K.’nin rahmi alındı ve kasığına dikiş atıldı. Aynı süre içerisinde göz doktorları, Ü.B.’nin kendi hastaları olmadığını fark etti.

Göz doktorları geç fark etti

Doktorlar tüm servisleri gezerek S.K.’yi aradı. S.K., kadın doğum için kullanılan ameliyathanede rahmi alınmış ve dikiş atılırken bulundu. Ameliyatı yapan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Y.A. ile Anestezi Uzmanı Dr. E.D., açığa alınırken, haklarında soruşturma başlatıldı. Bir daha benzer bir olay olmaması için de Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, hastalara bileklik takılması kararını aldı.
Danıştay 1’inci Dairesi, olayın sorumlulurı olan 15 çalışanın yargılanmaları için izin verdi.

Taksirle adam yaralama suçu

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı hakkında ise yargılama izni verilmedi. Savcı, yanlış hastayı ameliyat eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı araştırma görevlileri Dr. Y.A., M.K. ve A.R.T.B.’nin ‘Taksirle yaralama’ suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istedi. Diğer sanıklar için ise ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçundan 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası istedi.
Haklarında dava açılan 15 görevlinin önümüzdeki günlerde İzmir Sulh Ceza Mahke-mesi’nde hakim önüne çıkacağı belirtildi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17551629.asp?gid=381

 42 
 : Ocak 07, 2011, 08:12:13 pm 
Başlatan admin - Son mesaj Gönderen: admin
ÖZEL HASTANELER İLE VAKIF ÜNİVERSİTE HASTANELERİNİN ALABİLECEKLERİ İLAVE ÜCRET TAVAN ORANLARI HAKKINDA DUYURU
(1) Bilindiği üzere, 29/1/2010 tarihinde yayımlanan “Özel Hastaneler ile Vakıf Üniversite Hastanelerinin Puanlandırılması ve İlave Ücret Alınması Hakkında Yönerge” gereği oluşturulan Komisyon tarafından Kurumumuz ile sözleşmesi bulunan özel hastanelerin, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden 01/01/2011 tarihinden itibaren alabilecekleri ilave ücret oranları, 31/12/2010 tarihinde Kurum web sayfasında yayımlanmıştır.
(2) Bazı özel hastaneler tarafından Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğüne gönderilen yazılarda; "Özel Hastaneler ile Vakıf Üniversite Hastanelerinin Puanlandırılması Hakkında Yönerge" kapsamında istenen verilerin hastaneler tarafından hatalı gönderildiğine dair yapılan başvurular Komisyon marifetiyle değerlendirilmiş olup, değişikliklerle birlikte hazırlanan alfabetik sıralı Puanlandırma Listesi ekli dosyada yer almaktadır. (Ek 1)
(3) Kısmi branş sözleşmesi bulunan hastaneler için 2011 yılı ilave ücret tavan oranı %30 olarak uygulanacaktır.(Ek 2)
(4) 07/01/2010 tarihinden sonra açılan özel hastanelerin ilave ücret tavan oranı Kurumumuza başvuruda bulunmaları halinde Komisyon tarafından Yönerge doğrultusunda belirlenerek ilgili hastaneye bildirilecektir.
(5) Vakıf üniversite hastaneleri için 2011 yılı ilave ücret tavan oranı %70 olarak uygulanacaktır.
(6) Aşağıda belirtilen sağlık hizmetlerinden hiçbir şekilde ilave ücret alınmayacaktır.
· Acil servislerde sunulan sağlık hizmetleri ile acil haller nedeniyle sunulan sağlık

hizmetleri,
· Yoğun bakım hizmetleri,
· Yanık tedavisi hizmetleri,
· Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),
· Yenidoğana verilen sağlık hizmetleri,
· Organ, doku ve hücre nakilleri,
· Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,
· Diyaliz tedavileri,
· Kardiyovasküler cerrahi işlemleri.

(7) Kurumla sözleşmeli resmi sağlık kurum ve kuruluşları tarafından sevk edilmeleri koşuluyla;
a) 24/02/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişilerden,
b) 03/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerden,
c) Harp malûllüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlardan ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden,
ilave ücret alınmayacaktır.
Tüm ilgililere duyurulur.

 43 
 : Aralık 21, 2010, 05:47:26 pm 
Başlatan iso - Son mesaj Gönderen: iso

Hastanelerde gece tarifesi şoku
Özel hastaneler SGK’lı hastaların karşısına gündüz ayrı, gece ayrı uyguladıkları fiyat tarifesiyle çıkıyor.
Güncelleme:21 Aralık 2010 11:13

Eskiden taksilerde olan gece tarifesi, son zamanlarda bazı özel hastanelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) şemsiyesi altındaki hastalar için kullandığı bir yöntem oldu.

Radikal'in haberinde, bu bilgiyi yerinde görmek için, ağır bir grip şikâyetiyle gecenin bir saatinde, özel bir hastanenin kapısına dayandık. Hastane gündüz olduğu gibi poliklinik hizmeti veriyordu. Ama “Uzman bir doktor muayenesinden geçeceğim” sevinci uzun sürmedi. Önüme konulan 67 TL’lik muayene ücretiyle ateşim bir kat daha arttı. Çünkü SGK hastalarının gündüz 20 TL olan muayene ücreti tam üç kat olarak karşımdaydı. Gece tarifesini yakından gördükten sonra, gündüz tarifesini de test etmek kaçınılmaz oldu. Üç gün sonra gündüz muayenesi için aynı hastanede ödediğimiz muayene ücretiyse 20 TL’ydi.

Konuyu danıştığımız, sektör yetkililerinin verdiği bilgiler çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı: “Sağlık sektöründe gece tarifesi uygulaması başladı ve hızla da yayılıyor.”

Testlerin de fiyatı artıyor

Bazı özel hastanelerin SGK’lı hastalara gündüz ayrı, gece ayrı uyguladığı tarife, son dönemde gece hastaneye giden birçok hastanın karşısına çıkıyor. Tarifenin açılış saati ise belirsiz. Kimi hastane bazı doktorları için gece tarifesini öğlen saat 12.00’de açarken, kimi ise 16.00’dan itibaren başlıyor.

Gece tarifesi sadece muayene ücretleri için de geçerli değil. Testlerin de gece tarifesi var. Gece tarifesi şoku yaşayan hastalar, “Bu uygulama, özel hastanelerin artık ticarethane olduğunu gösteriyor. Kazara gece hasta olma” diyerek isyan ederken, doktorlar da bir yandan hastaları muayene ederken bir taraftan da gece fiyatların neden yükseldiğini anlatma derdinde: “Fiyatlardaki gece gündüz farklılığı özel hastanelerin SGK ile yaptığı anlaşmadan kaynaklanıyor.

Bu uygulama doktor ve hastaları karşı karşıya getiriyor. Bazen testlerin, rakamı daha da arttıracağını düşünerek, onun yerine ilk etapta ilaç yazmayı tercih ettiğimiz durumlar oluyor.” Gece tarifesi uygulanan hastane yetkilileri bu konuda açıklama yapmazken, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Reşat Bahat, konuya iki tarafın da cephesinden bakılmasını öneriyor: “Özel hastanede çalışan ve SGK’ya tanımlanmış bir doktorun gündüz ve gece farklı muayene ücretiyle çalışmasına imkân yok. Ama özel hastanelerin SGK’ya tanımlamadıkları doktorları varsa, konsültan doktor ya da SGK’ya tanımlanmamış branşlarda çalışan doktorlar gibi, mesai içi ve mesai dışında farklı ücretlerle çalışabilir. Bu duruma SGK’nın eleştirisi hatta cezası olur.

Ama SGK ile özel hastanelerin anlaştığı fiyatlar çok düşük. Bir beyin cerrahının, bir ortopedistin gece evinden gelerek hasta muayene etmesinin bedeli 15 TL. Bu bedellerle bu iş gece de gündüz de yapılamaz. Ya özel hastane diyecek ki bu branşta akşam 17.00’den sonra hizmet vermiyorum ya da ilave bir fiyat koyarak hastasına hizmet sunmayı tercih edecek. Ama bunu yaparken de aslında suç işliyor.”

‘Yüksek farklar alınıyor’

İstanbul Tabipler Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu ise “Özel hastaneler kâr amacı güden birer ticarethane. Doğal olarak onlar da kâr etmeyi düşünüyor” görüşünde: “Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üyelerine istediği zaman ve saatte bir fark ödemeden özel hastanelerden hizmet alacağını belirtiyor.

Ama gerçek hayatta karşımıza çıkan tablo çok daha farklı. Özel hastanelerde SGK’lı hastalardan ciddi fark ücretleri alınıyor. Fark adı altında zaten hasta bütün muayene ücretini hastaneye ödemiş oluyor. Hasta özel hastaneye SGK’lı olarak geldiğini düşünüyor ama değil. SGK’lı muamelesi yapılmıyor.”

En fazla yüzde 30’luk fark alınabilir

Özel hastaneler 2006’da yapılan düzenlemeyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) şemsiyesi altındaki hastaları da kabul etmeye başladı. Özel hastanelerin bakanlar kurulu kararı gereğince, SGK’nın (özel hastaneye) hasta başına ödediği 25 TL’nin dışında, tedavi ettiği hastadan ancak bu ücretin en fazla yüzde 30’u oranında fiyat farkı isteme hakkı var. Yüzde oranında yapılacak bir değişikliğin hastane tarafından SGK’ya 5 işgünü içinde bildirilmesi gerekiyor.

Aynı işleme iki ayrı fatura

Gündüz

Saat: 12.00

Kesilen fatura: 20 TL

Ödenen Para: 32 TL (Aradaki 12 TL’lik fark SGK’nın hastalarından aldığı katkı payı. Bu pay faturalara yansıtılmıyor ve SGK’ya özel hastane tarafından gönderiliyor.)

Gece

Saat: 19.30

Kesilen fatura: 55 TL

Ödenen para : 67 TL (Aradaki 12 TL’lik fark SGK’nın hastalarından aldığı katkı payı. Bu pay faturalara yansıtılmıyor ve SGK’ya özel hastane tarafından gönderiliyor.)

Doktorlar arada kalıyor

Hasta ne diyor?

Sağlık harcamaları zaten el yakıyor, bir de üstüne gece tarifesi geldi.

Doktor ne diyor?

Uygulama hastanenin tasarrufu. Biz de arada kalıyoruz.

Özel hastaneler ne diyor?

Ayakta kalabilmek bu rakamlarla çok zor. İyi hizmet için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Tabipler Odası ne diyor?

Özel hastaneler kâr amacı güden birer ticarethane. Doğal olarak kâr etmeyi düşünüyorlar.

http://haber.mynet.com/detay/guncel/hastanelerde-gece-tarifesi-soku/547136

 44 
 : Aralık 14, 2010, 05:18:09 pm 
Başlatan iso - Son mesaj Gönderen: iso
Böyle operasyon görülmedi
Çorum'un Osmancık ilçesinde fıkralara konu olacak türden bir olay yaşandı.
Güncelleme:14 Aralık 2010 16:17
Osmancık'ta yaşayan Mustafa Kılıççı isimli dekorasyon ustasının gözüne kaynak yaptığı sırada çapak olarak tabir edilen demir parçası kaçtı.
 
Kılıççı, olayın ardından Osmancık Devlet Hastanesi'ne giderek gözündeki demir çapağı aldırmak istedi. Göz doktorunun izinli olduğunu dile getiren hastanedeki görevliler Kılıççı'dan Çarşamba günü gelmesini istediler.

Böyle operasyon görülmedi | video.mynet.com
 Hastaneden çıktıktan sonra otomobilini tamir ettirmek için arkadaşı Sinan Çalışlar'ın yanına giden Mustafa Kılıççı başından geçenleri anlattı. Ve her şey bundan sonra başladı. Arkadaşının gözünün şiştiğini gören arkadaşları hem ibret dolu hem de akıllara durgunluk veren bir operasyona imza attı.
 
Mercek, kürdan ve cep telefonu ışığı yardımı ile yapılan çapak çıkartma operasyonu bir cep telefonu tarafından da saniye saniye kaydedildi.

http://haber.mynet.com/detay/yasam/boyle-operasyon-gorulmedi/546250

 45 
 : Aralık 09, 2010, 04:18:48 pm 
Başlatan iso - Son mesaj Gönderen: iso

Böyle ihmal görülmedi
Belirlenemeyen bir nedenle 4 yıl boyunca öksüren yaşlı kadına uzun süren ilaç tedavilerinin ardından sonunda doğru teşhis kondu: Soluk borusunda 3 cm uzunluğunda vida...
Güncelleme:09 Aralık 2010 17:12

Ordu'nun Fatsa İlçesi'nde oturan 86 yaşındaki Şadiye Can'ın omuriliğinin boyunla omuz arasındaki kısmına 4 yıl önce yapılan ameliyatla platin yerleştirildi. Platinde bulunan 5 vidanın biri bulunduğu yerden çıktı ve yaşlı kadının arkadan nefes borusuna saplandı. 4 yıl süresince öksürük şikayetiyle doktor doktor gezen Can'ın nefes borusundaki 3 santimetre uzunluğundaki vida Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tespit edildi. Doktorları şaşırtan vida ameliyatla çıkarıldı. OMÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Uzun, "Literatürde de benzer bir vakaya rastlamadığımız bu olayda hastanın 4 yıl yaşaması bile mucize" dedi.

Ordu'nun Fatsa İlçesi'nde yaşayan 86 yaşındaki Şadiye Can'ın sağ kolu 4 yıl önce felç oldu. Yapılan tetkiklerde yaşlı kadının boyun kısmındaki omurilikte sinir sıkışması olduğu belirtilerek omuriliğine boyunla omuz arasındaki kısma ameliyatla platin yerleştirildi. Ameliyattan sonra sürekli öksüren ve nefes darlığı şikayeti çeken Şadiye Can, doktor doktor dolaştı. Doktorlar öksürüğün astım bronşit hastalığına bağlı olarak oluştuğunu belirterek ilaç tedavisine başladı. 4 yıl astım tedavisi görmesine karşın öksürüğü bir türlü geçmeyen Can'ın ağzından kan gelmeye başlayınca yakınları geçtiğimiz Nisan ayında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvurdu. OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Oğuz Uzun tarafından yapılan tetkikler sonucunda, Can'ın nefes borusuna 3 santimetre uzunluğunda bir vidanın saplanmış olduğunu görünce şok oldu. Meslek hayatında ilk kez böyle bir durumla karşılaşan Doç.Dr.Uzun, hastayı hemen ameliyata alarak vidayı çıkardı.

LİTERATÜRDE BİLE ÖRNEĞİ YOK

Doç. Dr. Uzun, "Hastamız öksürük şikayetiyle bir çok doktora başvurmuş fakat bir türlü rahatsızlığı teşhis edilemediği gibi kutu kutu da ilaç kullanmış. Hastanın nefes borusuna bronkoskopi yöntemiyle baktığımda bir tane vidanın saplı olduğunu gördüğümde çok şaşırdım. Literatürde bile örneğini göremediğim bu olayda hasta nasıl 4 yıl yaşamış bu bile mucize" dedi. Yapılan ameliyatla vidanın saplandığı yerden çıkarıldığını söyleyen Can, "Hastamız dünyada tıp literatürüne geçecek bir vaka oldu. Kontrollerine geliyor. Son kontroldede sağlık durumu oldukça iyi çıktı. Vidanın çıkarılmasının ardından tüm şikayetleri bir anda son buldu. Eğer vida çıkarılmamış olsaydı hastamız gelişebilecek komplikasyonlar sonucu hayatını kaybedebilirdi" diye konuştu.

YILLARCA KUTU KUTU GEREKSİZ YERE İLAÇ İÇTİ

Özellikle son 2 yıldır şikayetlerinin daha da ağırlaştığını belirten 6 çocuk annesi Şadiye Can, ameliyatla nefes borusundan çıkarılan vidayı hala sakladığını söyledi. Şu an sağlık durumunun gayet iyi olduğu belirten Can, "4 yıl boyunca hastalığımı bir türlü bulamadılar. Ne kadar sıkıntı çektim anlatamam. Boş yere kutu kutu ilaç içtim. Meğerse herşey boğazımdaki vida yüzünden oluyormuş. Halen yaşıyor olmam bile mucizeymiş. BU olay herkese ders olsun" diye konuştu.

http://haber.mynet.com/detay/yasam/boyle-ihmal-gorulmedi/545496

 46 
 : Aralık 01, 2010, 04:22:18 pm 
Başlatan iso - Son mesaj Gönderen: iso
Vatandaş yorumları:

Burda bir stafilokok enfeksiyonu olabilir. Bence ameliyatlara girenlerden biri burnunu karıştırırken ameliyat malzemelerinden birini kontamine etmiş olabilir Sad hastaların hepsi direk endoftalmi...
ihbar etyoruma cevap ver
doan2476 1 saat önce
BeğenBeğenme

ANKARAYA YAKIN BİR İLDEYİZ VE HER ÇARŞAMBA PERŞEMBE BU TİP HASTAHANELERİN SERVİSLERİ BURADAN YAŞLI AMCALARIMIZI TEYZELERİMİZİ ALIRLAR 10 KİŞİDEN 7 SİNİ AMELİYAT EDİP GERİ GÖNDERİRLER.ŞİKAYET EDİLDİLER AMA BANAMISIN DİYEN YOK..ONDAN SONRA DA SAĞLIK HARCAMALARI NİYE ÇOK DİYE HAYIFLANIYORUZ.
ihbar etyoruma cevap ver
eskoletti14x 1 saat önce
BeğenBeğenme

LÜTFEN DİKKAT!!! BU ÖZEL HASTAHANELER İNSANLARIN KENDİLERİNE GELMESİNİ DEĞİL KENDİLERİ HASTA TOPLUYOR. ALAKALI ALAKASIZ HERKESİ HASTANEYE TAŞIYIP DEVLETTEN PARASINI ALIYOR. BU FATURALAR ÇOK KABARACAK DEVLET SOYULUYOR BUNLAR ÖZEL HASTANELER RANT PEŞİNDELER . DURDURUN BU REZALETİ BENİM BULUNDUĞUM YERDE FİZİK TEDAVİYE GÜNDE 3-4 SEFER 20 ŞER KİŞİ TAŞIYORLAR ÇEVRE KÖYLERDEN KASABALARDAN HER YERDEN ADAM TAŞIYOORLAR MİLLET BEDAVA DİYE GİDİYOR. AMA FATURA DEVLETE YAZIK BE YAZIK
ihbar etyoruma cevap ver
honest82 1 saat önce
BeğenBeğenme

ya bunun hükümetle ne alakası var anlamadım heralde vardır üstadın bir bildiği saygılar
ihbar etyoruma cevap ver
altanbertan15 1 saat önce
BeğenBeğenme

bir sağlık çalışanı olarak yaklaşık 12 yıldır kamu hastanesinde hizmet veriyorum.2004 yılında çıkarılan performansa dayalı sağlık sistemi ve özel hastanelerin sosyal güvenlik kurumlarından hastaların muayene ücretlerini alabilmesi sağlıkta büyük bir değişim getirdi.olumlumu oldu olumsuzmu şimdi daha net görebiliyoruz.hastanede doktor daha fazla kazanayım daha fazla iş yapayım mantığı ile işletme sahibi gibi hastaya yaklaşmaya başladı yakında korkarım ki performans puanı alayım diye bir veteriner gibi kedi ve köpekleri ameliyat etmeye başlıyacak.özel sektördeki hastanede köy köy dolaşıp cahil h
ihbar etyoruma cevap ver
ozkanakkoyun 1 saat önce
BeğenBeğenme

ŞİMDİ BU OLAY ŞÖYLE OLUYOR DEVLETLE ANLAŞMALI BAZI GÖZ HASTANELERİ (ŞUAN HEMEN YANIMDA VAR BİTANE KARTAL GÖZ HASTANESİ) SAĞLIK KARNESİ OLAN ÇEVRE İLLERDEKİ YAŞLI İNSANLARI SERVİS ARAÇLARI İLE TOPLAYIP GÖZLERİNİZ MUAYNE EDİCEZ BAHANESİYLE HEPSİNİN GÖZLERİNİ ÇİZİYOLAR SONRA İŞ YAPTIK DİYE DEVLETTEN MUAYNE KARŞILIĞI PARA ALIYOLAR YANİ ANLİYACAĞINIZ DEVLETİ SOYUYOLAR HABERSİZ VATANDAŞ DA GÖREMEM GİBİ SORUNLAR YAŞIYO . OLAY BUDUR.
ihbar etyoruma cevap ver
efeoktay 1 saat önce
BeğenBeğenme

benim bir akrabamda o hastaneye gitti gözlük vermişler dahada kötüleşmiş. başka hastaneye gitmiş. doktor gözlük kullanmaya devam etseydin gözlerinden olurdun demiş.. ee sağlık ticarete dönerse bunları daha çoook görürüz.. sıkı denetim şart
ihbar etyoruma cevap ver
cahit9210 2 saat önce
BeğenBeğenme

VERİN AKPYE VERİN VERİN GÖZDEN BAŞKA YERLERDE GİDECEK İZLEYİN...
ihbar etyoruma cevap ver
ssbeser 2 saat önce
BeğenBeğenme

burada bence o özel kuruluşların 3 kuruş ucuz diye aldıkları ameliyatlarda kullanılan SERUM larda hata var...sağlık bakanlığı toplatıyor firma etiket değiştirip geri piyasaya sürüyor..Hatta o ürünlerden elimde birçok numune var..Firma sahipleri bölge müdürlerine bunu bayle satacaksın diye baskı yapıyorlar;göz dışında Ereğlide(konya) özel hastanede 1 kişi ufak bir ortopedik ameliyat sonrası serumdan kaynaklanan komplikasyonda öldü, aynı yerde başka hastanın bacağı aynı sebebden kesildi..Firma hastaneye 5.000 adet bedava serumla kandırmaya kalktı ama başaramadı;Şu an mahkemelerdeler;
ihbar etyoruma cevap ver
senolmuhammet0 2 saat önce
BeğenBeğenme

BEN BURAYA SÜREKLİ YAZIYORUM MEDULA ÇALIŞMIYORR HASTALAR İLAÇ ALAMIYOR HASTALAR MAĞDUR OLUYOR AMA KİMSENİN UMRUNDA DEĞİL
ihbar et

Kıyamam ya yaşlı başlı insancıklar ne yapacaklar bu halde Sad
ihbar etyoruma cevap ver
msceylan65 2 saat önce
BeğenBeğenme

hah hah hah bir tarafımla gülüyorum sağlığı ticaret haline dönüştüren sağlık sistemine alkış tutanlar oy verenler bir taraflarına kına yaksınlar. Sen cerraha ameliyat yapmazsan para kazanamazsın zihniyeti sayesinde neler olacak daha bekleyin bakalım.Hekimlik vicdani meslektir sistem hekimlere vicdanını satmazsan para kazanamazsın diyor.Alın size hizmet heryerden hizmet alırsınız ama bu sistemde tek alamayacağınız sağlıktır..
ihbar etyoruma cevap ver
hasan540 2 saat önce
BeğenBeğenme

aynı sektöre bağlantılı özel bir işletme sahibiyim. konu şu. bundan 10 yıl önce, özel hastaneler yok iken, katarakt hastası hastaneye gider, acil ameliyat olması gereken hastaya 13-15 ay sonraya ameliyat günü verilirdi. şimdi sağolsun özel hastaneler o kadar iyi hizmet veriyor ki halka, resmen hasta avına çıkıyor. katarakt başlangıçlarında dahi hasta hemen ameliyata alınıyor. maliyet düşük kar yüksek olan bu ameliyatlarda, hastanın gözünün katarakt olup olmadığıda ayrı bir soru tabi....
ihbar etyoruma cevap ver
ahmet312312 2 saat önce
BeğenBeğenme

özel muayenehanelerin kapandiği gibi keşke özel hastahanelerde kapansaydilar adamlar sirf develti soyup soğana çevirmek için hastanın sağliğini hiçe atarlar her halti işlerler.
ihbar etyoruma cevap ver
dynasty54 2 saat önce
BeğenBeğenme

Bu gibi işleri yapan hastaneler mutlaka açıklanmalı afişe edilmeli.Çünkü aynı olaylar diğer ameliyatlarda'da oluyor.Hiç alakasız kişiler by-pass ameliyatına sokuluyor.Açıklayın bilelim SAHTEKARLARI..
ihbar etyoruma cevap ver
cihangir.kartal 2 saat önce
BeğenBeğenme

özel sağlık hastanesine yönlendirilmişler... kimin acaba bu sağlık hastanesi ?
ihbar etyoruma cevap ver
ozkanturker 2 saat önce
BeğenBeğenme

Allah devletimize zeval vermesin.Suçlular cezasını cekecektir inşallah.
ihbar etyoruma cevap ver
flowers17 2 saat önce
BeğenBeğenme

ALLAH YARDIMCISI OLSUN BU ÜLKEDE YAŞAYANLARIN ARTIK İNSAN SAĞLIĞIDA SATILIR OLMUŞ YAZIKLAR OLSUN HEPİNİZE.
ihbar etyoruma cevap ver
55kadir 2 saat önce
BeğenBeğenme

yazıklar olsun ki ne yazıklar. aynı durum benim annemin başına geldi samsun devlet hastanesinde.gözü kör oldu. basit bir ameliyat diye istanbula getirmedik. kör gözün yerinde tutabilme için istanbulun çok ünlü hastanelerine tonlarca para verdik gözün acılması için değil yanlış anlaşılmasın sadece aldırmamak için. mümkün olmadı çok kötü bir mikrop olduğu için beyne zarar verebilir dediler ve üç ay sonra gözü aldırdık. 19 mayıs tıp fakultesi bu mikrobun aletsel ve ameliyat sırasında kapmış dediği halde bir rapor ver dedim vermedi.alah acil şifalar versin gözlerinden oldu amcalar teyzeler.
ihbar etyoruma cevap ver
11caglar 2 saat önce
BeğenBeğenme

Hastane açıklansın......
ihbar etyoruma cevap ver

ya bunlar yapılırken sağlık müdürlüğü nerede ne demek münibüse doldur vatandaşı al git kör et getir. bu ilçede olan bu sağlık olaylarından haberi yokmu bunların insan gidip bi bakmazmı 70 80 yaşındaki insanlar ne bilsin bunlar uzmanmı yetkisi varmı bunları yapmaya cahil insanla rbunlar siz sahip çıkacaksınız bunlar uyumayın uyumayın yoksa yarin sizin de anne ve babanızı kör eder bunlar
ihbar etyoruma cevap ver
cesurkaplann 2 saat önce
BeğenBeğenme

NEDEMİŞLER; YARIM İMAM DİNDEN YARIM DOKTOR CANDAN EDERMİŞ. BÜTÜN SUÇU DOKTORLARA ATMAKTA YANLIŞ, BİZİM DOĞRU DÜRÜST SAĞLIK POLİTİKAMIZ BİLE YOK HATIRLARSANIZ GEÇEN KIŞ DOMUZ GRİBİ DİYE 500 MİLYON DOLAR ÇÖPE GİTTİ BUNU YANIN DA HER ŞEHİRE TIP FAKÜLTESİ AÇILDI DOKTOR KALİTESİ DE DÜŞECEK GİBİ VE BELKİDE ŞU HALİMİZE BİLE RAHMET OKUTACAK GÜNLERİ GÖRECEĞİZ. ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN BUGÜNLERİ ARATTIRMASIN.
ihbar etyoruma cevap ver
gagkom23 3 saat önce
BeğenBeğenme

bu bizim devletimizin yani hükümetimizin eseri dir
ihbar etyoruma cevap ver
agurbuz45 3 saat önce
BeğenBeğenme

ALLAH kahretsin sizi emi,kör olsun gözleriniz inş....
ihbar etyoruma cevap ver
uk76 3 saat önce
BeğenBeğenme

yazıklar olsun şerefsizler... üç kuruş kazanacağız diye insanların hayatlarıyla oynuyorsunuz, onları karanlığa hapsediyorsunuz inşallah sizinde gözünüz çıkarrrr
ihbar etyoruma cevap ver
ankaatlas 2 saat önce
BeğenBeğenme

Yazıklar olsun.Bu insanların hakkını şimdi kim savunacak? Bir duyu organının maddi değeri nedir? Bence kısasa kısas. Göz nakli gibi birşeyler olacak. Bu düzanbazlığı yapan sözde doktorlardan alacaksın gözleri. Gerçek sahiplerine vereceksin. Bu doktor ve sorumluların hayatı karanlıklar da yaşamak nasıl olduğunu öğrenmeleri gerekir.

 47 
 : Aralık 01, 2010, 04:16:57 pm 
Başlatan iso - Son mesaj Gönderen: iso
Katarakt ameliyatı 7 kişiyi gözünden etti
Afyon'da inanılmaz sağlık skandalı! Gezici araçla yapılan muayenenin ardından özel sağlık servisine yönlendirilip katarakt ameliyatı olan 7 kişi, görme yeteneklerini kaybetti.
Güncelleme:01 Aralık 2010 14:00
Bu kişiler savcılığa suç duyurusunda bulundu.
 
Afyonkarahisar'da gezici araçla yapılan muayenenin ardından aynı gün aynı özel sağlık merkezinde katarakt ameliyatı olan 7 kişi, görme yeteneklerini kaybettikleri gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesine bağlı Hırka ve Emirhisar köylerine gelen özel bir sağlık merkezine ait göz tarama aracı, vatandaşları ücretsiz muayeneden geçirdi.
 
Yapılan muayene sonucu yaşları 60'ın üzerinde bulunan Hırka köyünden Lütfiye Akkuş, Salih Dalkılınç, Emirhisar köyünden Osman Yıldırım, Ahmet Öztürk, İsmet Öztürk, Kamil Öz, ve Mehmet Macit adlı kişilere 'katarak' teşhisi konuldu.
 
Konulan teşhisin ardından hastane görevlileri, isterlerse kendi hastanelerinde kendi araçlarıyla getirilip götürülerek, ameliyatlarının yapılabileceğini söylediler. Bu teklifi kabul eden kişiler, ekim ayının sonlarında söz konusu hastaneye giderek katarak ameliyatı oldular. Aynı gün taburcu edilerek hastane araçlarıyla köylerine bırakılan şahıslar, bir gün sonra kontrol için götürüldüklerinde, 'ağrı ve yanma' şikayetlerinde bulundular.
Hastane görevlileri yapılan şikayetleri dikkate alarak ilaç tedavisine başladılar. Buradan sonuç alamayan kişiler Afyonkarahisar, Denizli, Konya ve Isparta illerindeki çeşitli hastaneler ve göz doktorlarına başvurdular.
 
Bazılarının gözleri alındı
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesine bağlı Emirhisar köyünde yaşayan 80 yaşındaki Mehmet Macit, köye gelen göz muayene ekiplerini komşuları sayesinde duyduğunu belirterek, yine komşuların yardımıyla muayene ve ameliyat olduğunu söyledi.
 
Katarak ameliyatı olan gözünü tamamen kaybettiğini belirten Macit, “Daha sonra gittiğimiz üniversite hastanesindeki doktorlar, gözümün alınmaması halinde ölümle sonuçlanacak bir durumla karşı karşıya kalabileceğimi söylediler” dedi.
 
Diğer kişiler gibi gözünü kaybetmemek için ilaç tedavisine devam ettiğini belirten 65 yaşındaki Ahmet Ertük ise “Hadi ben dikkat etmedim, dayım da dikkat etmedi aynı yerde ameliyat olan 7 kişi de mi dikkat etmeyerek, gözlerini enfeksiyon kaptırdı. Bunun araştırılmasını ve suçluların cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.
 
Konuşmakta zorlanan İsmet Öztürk'ün yaşadıklarını ise eşi Yaşar Öztürk, anlattı. Öztürk, diğer kişilerle birlikte yaşadıkları sıkıntıların aynı olduğunu belirterek, eşinin gözünün görmediğini ancak gözü tamamen kaybetmemek için ilaç tedavisine devam ettiklerini söyledi.
 
Çocukları tarafından değişik doktorlara götürüldüğünü ifade eden 84 yaşındaki Osman Yıldırım ise bazılarının gözlerinin tamamen alınmasından haberi olmadığını söyledi. Hırka Köyünde yaşayan 70 yaşındaki Lütfiye Akkuş ise her iki günde bir kontrole gittiğini belirterek gözündeki görme duyusunu tamamen kaybettiğini, göremese de gözünün yerinde kalması için çalıştıklarını söyledi.
 
Konuşurken oldukça duygulanan ve zaman zaman ağlayan aynı köydeki 75 yaşındaki Salih Dalkılıç ise oğlunun kendisini Konya Selçuk Üniversitesine götürerek tedavisini orada yaptırmaya başladığını, ancak gözünün görmediğini söyledi.
 
Gözlerini kaybeden şahıslar avukatları aracılığı ile Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunurken, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü ise olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Özel sağlık merkezi yetkilileri ise soruşturma aşamasında olunduğu için açıklama yapamayacaklarını söylediler.
 
AA

http://haber.mynet.com/detay/yasam/katarakt-ameliyati-7-kisiyi-gozunden-etti/544149?utm_source=mynet&utm_medium=www&utm_campaign=home_haber_thumbnail_6

 48 
 : Aralık 01, 2010, 01:14:53 am 
Başlatan admin - Son mesaj Gönderen: admin
AK Parti Mersin Milletvekili, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Zafer Üskül, 26 Ekim Hasta Hakları Günü dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, “Hasta hakları, insana verdiğimiz değerin bir ifadesidir” dedi.
 

AK Parti iktidarında “Hasta Hakları Yönergesi”nin yürürlüğe
girdiğini ve “Hasta Hakları Birim”lerinin kurulduğunu hatırlatan Üskül, ayrıca “Türkiye Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın uygulamaya koyularak, hastaların sağlık kurumlarında insan onuruna yakışır bir şekilde hizmet alması için tarihi bir adım atıldığını vurguladı.
“İnsan sağlığı ve hasta haklarının temel bir insan hakkı olarak benimsenip, fiilen gözetilmesi doğrudan insan haklarını koruma ve geliştirme çabasının bir parçasıdır” diyen Üskül, açıklamasında önemli ayrıntılara dikkat çekti.

REHİN KALMALARA SON VERDİK
26 ekim 2010
http://www.mersinajans.com/detay.asp?hid=13497

Milletvekili Üskül, “Bu bilinçle hareket eden Ak Parti İktidarları, aynı zamanda sosyal devlet ilkesinden de hareketle, sağlık alanında yaptığı kapsamlı yenilikler ve kamu harcamalarıyla; halkımızın hastane kapılarından dönmesi ya da hastanelerde rehin kalması gibi uygulamalara son vermiştir” dedi.
Ayrıca 112 acil servis hizmetini yaygınlaştırdıklarını kaydeden M. Zafer Üskül, “Hükümetimiz, 18 yaşına kadar ücretsiz sağlık hizmetini getirmiş, yeni hastaneler ve sağlık ocakları, sağlık personeli ve donanımlarıyla sağlık hizmetinin kalitesini arttırmış ve yaygınlaştırmıştır.”

MERSİN’DE SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI

“Türkiye Sağlıkta Dönüşüm Programı”yla, Mersin’de kaydedilen gelişmelere de değinen Prof. Dr. M. Zafer Üskül, “2002 yılında Mersin kırsalında yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 63’ü 112 Acil Sağlık Hizmeti alırken, bugün 34 kara ambulansı ilimizin her köşesine bu hizmet ulaştırılmaktadır. Ak Parti iktidarından önce Mersin’de mevcut 17 ambulansla yılda 11 binin altında vaka taşınırken, bugün taşınan acil hasta sayısı yılda 53 binin üzerine çıkmıştır. Hava ambulansı hizmete girmiş ve bugüne kadar 51 acil hasta bu yolla sağlık kurumlarına ulaştırılmıştır.

AŞILAMA ORANI YÜZDE 99’A ÇIKTI

Koruyucu Sağlık Hizmetlerinde büyük bir seferberlik başlatılmış; Mersin’de bu hizmete ayrılan bütçe 2002’de 1,7 milyon TL iken, 2009’da bu rakam 4,9 milyon TL olmuştur. Bu sayede aşılama oranları yüzde 76’dan yüzde 99’a çıkmış; daha önce aşılama programında olmayan kızamıkçık, kabakulak, menenjit, zatürree aşıları ücretsiz aşı programına dâhil edilmiştir.
Her hekime bir oda prensibiyle muayene oda sayısı, 145’ten 358’e çıkarılmıştır. Bu sayede ilimizde 2002 yılında ancak 1,6 milyon muayene yapılmışken, 2009’da 5,4 milyon muayene yapılmıştır.

YATAK SAYISI 2 BİN 519’A ÇIKTI

Mersin’de 2002 yılında bin 580 olan hasta yatağı sayısını, 89’u nitelikli olmak üzere 2 bin 519 yatağa çıkardık. İlimizde daha önce 1 tane bilgisayarlı tomografi varken bugün 9’a çıkardık ayrıca 7 adet MR ile hastanelerimizde bu ihtiyaca da cevap vermeye başladık. 2002 yılında 31 olan diyaliz cihazı sayısını 90’a çıkardık. Hastalarımızı evlerinden alıp evlerine bırakıyoruz.
2002’de Mersin’de sadece 453 uzman tabip varken bugün bu sayıyı 558’e çıkardık. 629 olan pratisyen hekim sayısını 659’a çıkardık. Performansa bağlı ek ödeme ve diğer teşviklerle tam zamanlı çalışan hekim oranını yüzde 8’den yüzde 93’e yükseldi. Böylece vatandaşlarımız hizmet alabilmek için muayenehanelere yönelme mecburiyetinden büyük ölçüde kurtuldu.

SAĞLIKTA YATIRIM TUTARI 162 MİLYON TL’YE ULAŞTI

AK Parti iktidarı döneminde Mersin’de inşaat, onarım, donanım, taşıt ve bedelleri için yapılan sağlık yatırımlarının tutarı 162 milyon TL’ye ulaştı.
Önceki dönemden devraldığımız, 125 yataklı Merkez Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ni, 50 yataklı Anamur Devlet Hastanesi Yeni Blok’unu, 30 Yataklı Bozyazı Devlet Hastanesi’ni ve Silifke Sağlık Meslek Lisesi’ni tamamlayıp hizmete açtık. 2003’ten bu yana; 25 Yataklı Çamlıyayla Entegre İlçe Hastanesi’nin, Merkez Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Ek Polikliniği’nin, Mezitli Sağlık Grup Başkanlığı’nın, Erdemli Devlet Hastanesi Yeni Blok’unun, Akdeniz Siteler Sağlık Grup Başkanlığı’nın, 30 Ünitelik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tadilat ve onarımı ile 12 adet Sağlık Ocağı’nın yapımına başladık ve bitirdik.

“YÜKSEK GÜVENLİKLİ ADLİ PSİKİYATRİ HASTANESİ YAPMAYI PLANLIYORUZ”

Şu anda 250 Yataklı Toros Devlet Hastanesi, 200 Yataklı Silifke Devlet Hastanesi ve 150 yataklı Erdemli Devlet Hastanesi’nin inşaatına devam ediyoruz.
Yapımını planladığımız yeni sağlık kurumları ise, 30 Ünitelik Tarsus Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 50 Ünitelik Merkez Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 50 Yataklı Mut Devlet Hastanesi ve “1100 Yataklı Sağlık Kampusü”dür. Bu sağlık kampusünde, 500 yataklı bir Bölge Hastanesi, 350 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, 100 yataklı Kardiyovasküler Cerrahi Merkezi, 100 yataklı Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi, 50 yataklı Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi yapmayı planlıyoruz” dedi.

KOMİSYONU’NUN ÇALIŞMALARI

Sağlık Hakkı bağlamında, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun hasta hakları alanında yaptığı çalışmalara da değinen Üskül, vatandaşlardan gelen başvuruları acil olarak işleme aldıklarını ve ilgili kurumlara havale ettiklerini belirtti.
Komisyonun, Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde Cezaevi Hastaneleri Projesinin ilk örneklerinin, önce Sincan Ceza İnfaz Kurumu’nda, daha sonra Silivri Ceza İnfaz Kurumu ve Maltepe Ceza İnfaz Kurumu Kampuslerinde hayata geçirilmesine öncülük ettiğini belirten Üskül, böylece önemli bir mağduriyetin giderilmeye başlandığını açıkladı.

OĞUZHAN’I TAKİBE ALDIK

Son olarak, Mersin’de özel bir hastanede diş tedavisi nedeniyle genel anestezi uygulanmasının ardından ancak 14 gün sonra uyandırılabilen ve halen tedavisi sürmekte olan Oğuzhan Sivas’ın sağlık durumu ve olaya sebebiyet veren kişi ve kuruluşlar hakkında yapılan adli ve idari işlemler hakkında Mersin Valiliğinden bilgi istendiğini belirten Üskül, “Komisyonumuz başvuru olsun olmasın bu tür olaylara müdahale ederek, insanımızın uğradığı haksızlıkların ve mağduriyetin giderilmesi için yetkilerini etkin bir şekilde kullanmaya devam edecektir. 26 Ekim Hasta Hakları Günü dolayısıyla tüm insanlara sağlıklı bir hayat ve yaşanabilir bir dünya diliyorum” dedi.

MersinAJans

 49 
 : Kasım 30, 2010, 04:46:38 pm 
Başlatan iso - Son mesaj Gönderen: iso
19 bin diş hekiminin 13 bini özel sektörde
Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye'de Sağlık Eğitim ve Sağlık İnsangücü Durum Raporu'na göre, Türkiye'de aktif olarak çalışan 19 bin 264 diş hekiminden yaklaşık 13 bin'i özel sektörde çalışıyor.
 

İlki Mart 2008'de yayımlanan Türkiye Sağlık İnsan Gücü Durum Raporu, iki yıl içinde görülen ihtiyaç üzerine, eğitim ve personel durumunun yanında hastane ve eğitim birimlerinin fiziki mekan ile cihaz ve donanım bilgilerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Raporda, akademik, sağlık, teknik ve idari personelin mevcut durumu ve bunların AB ülkeleri ile karşılaştırmalı verileri ortaya konuldu.

Raporda Türkiye'nin nüfusu 31.12.2009 tarihi itibariyle 72 milyon 561 bin 312 olarak alındı. Çalışmaya göre, Türkiye'de aktif olarak çalışan 19 bin 264 diş hekimi bulunuyor. Bunların 5 bin 776'sı Sağlık Bakanlığında, 900'ü üniversitelerde ve 12 bin 588'i de özelde çalışıyor.

2010 yılı içinde yeni kurulanlarla birlikte tıp fakültesi sayısı 74'e ulaştı. Bunlardan 61'inde tıp doktorluğu, 53'ünde de tıpta uzmanlık eğitimi veriliyor. Bununla birlikte Sağlık Bakanlığına bağlı 61 eğitim ve araştırma hastanesinde de tıpta uzmanlık eğitimi yapılıyor. Türkiye'de yeni kurulanlarla birlikte diş hekimliği fakültesi sayısı 31'e, eczacılık fakültesi sayısı 19'a ulaştı. YÖK'e bağlı sağlıkla ilgili toplam fakülte ve yüksek okul sayısı 257; Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, sağlık meslek lisesi sayısı ise 283.

Türkiye'deki tıp fakültesi sayısı 1986 -1987 öğretim yılında 21 iken, 2008-2009 öğretim yılında 56'ya, bu fakültelerdeki öğrenci sayısı ise aynı dönemde 29 bin 759'dan 35 bin 454'e; öğretim üyesi sayısı ise 2 bin 7'den 8 bin 695'e yükseldi. Buna göre bir öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı 14,8 iken 3,9 oldu. Raporda, "Bir öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı dikkate alındığında birçok Avrupa ülkesine göre iyi durumda olduğumuz görülmektedir." denildi.

TOPLAM HEKİM SAYISI 111 BİN 211

Rapora göre Türkiye'de halen 31 bin 978'i pratisyen, 58 bin 258'i uzman ve 20 bin 975'i tıpta uzmanlık eğitimine devam eden olmak üzere toplam 111 bin 211 hekim bulunuyor. Bu hekimlerin 63 bin 622'si Sağlık Bakanlığı'nda, 25 bin 15'i üniversitelerde ve 22 bin 574'ü özel sektörde çalışıyor.

Tıpta uzmanlık eğitimi verilen üniversitelerde 1999 yılında uzmanlık eğitimi için 2 bin 683, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde 1 bin 46 kontenjan ayrılırken; 2009 yılında bu sayı üniversitelerde 4 bin 119'a, eğitim ve araştırma hastanelerinde ise 2 bin 373'e ulaştı. 2009 yılında, uzmanlık eğitimi veren Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve Adli Tıp Kurumu ile birlikte toplam kontenjan 6 bin 601'e ulaştı.

Diş hekimliği fakültesi sayısı 1983-1984 öğretim yılında 8 iken 2008-2009 öğretim

yılında 31'e yükselmiş olup, bunların 19 tanesinde eğitim veriliyor. Bu dönemde diş

hekimliği fakültelerindeki öğrenci sayısı 3 bin 598'den 6 bin 322'ye ve öğretim üyesi sayısı 504'ten bin 355'e ulaştı. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 7,1 iken 6,4 oldu.

1983-1984 öğretim yılında eczacIılık fakültesi sayısı 7, toplam öğrenci sayısı 3 bin 667 ve öğretim üyesi sayısı 366 iken, 2008-2009 öğretim yılında fakülte sayısı 12'ye, öğrenci sayısı 4 bin 896'ya ve öğretim üyesi sayısı 747'ye çıktı. Bir öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı ise 10 iken 10,8 oldu.

Türkiye'de aktif çalışan eczacı sayısı toplam 25 bin 38. Bunların bin 358'i Sağlık Bakanlığı'nda, 218'i üniversitelerde ve 23 bin 462'si de özel sektörde görev yapıyor.

CİHAN

http://www.habervaktim.com/haberoku.php?id=157298

 50 
 : Kasım 29, 2010, 04:56:55 pm 
Başlatan admin - Son mesaj Gönderen: iso
Fıkra gibi. Canım Türkiyem, devlet görevlilerin vatandaşı nasıl eşek yerine koyduklarının tipik bir örneğidir. Şikyetçi taraf kodamanın biri olsaydı eğer eminim böyle olmazdı.

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10
Powered by SMF 1.1 RC2 | SMF © 2001-2005, Lewis Media
Tüm hakları HAYAD a aittir.
HAYAD Theme by Soner Ekici