Advertisement
Dil Seçimi
English Site
Son Haberler
Basın Açıklamaları
Etkinlikler
HAYAD - Yahoo! Groups

HAYAD Yahoo! Groups

Mesaj Göndermek İçin

Üye Olmak İçin

Üyelikten Çıkmak İçin

Kimler Sitede?
Şuanda 2 misafir bağlı
Yetkili Girişi





Parolamı unuttum?
Hastalara hak dersi 3,9, 2001radikal onlıne Yazdir E-posta
Perşembe, 11 Mayıs 2006
Hastalara hak dersi 3,9, 2001radikal onlıne
TÜKODER'in Sağlık Danışma Merkezi sorumlusu Tülin Duman, derneğe sağlıkla ilgili yapılan yoğun şikâyetler için ayrı bir merkez kurma ihtiyacı duyduklarını söyledi.

Tüketicileri Koruma Derneği, ihmal ve yanlış tedavi nedeniyle mağdur olan hastalar için özel bir merkez kurdu. Merkez, hasta haklarını anlatıyor, dava açmak isteyenlere yardımcı oluyor
03/09/2001 (170 defa okundu)
DEMET BİLGE
İSTANBUL - Tüketicileri Koruma Derneği (TÜKODER), sağlık sorunlarıyla ilgili şikâyetlerin artması üzerine, sadece bu konuyla ilgilenen bir merkez kurdu. Birim uzmanları, hastanın da tüketici olduğunu ve bu tür durumlarda yasal hakkını araması
gerektiğini vurguluyor.
Sağlık Danışma Merkezi
Türkiye'de doktorların hataları nedeniyle hayatını kaybeden ya da sakat kalanların sayısı giderek artıyor. Bu tür başvuruların çoğalması üzerine TÜKODER, Avrupa Birliği'nin
de (AB) desteğiyle 'Sağlık Danışma Merkezi' (SDM) adı altında ayrı bir birim kurdu. 15 Mart 2001 tarihinden beri hizmette olan birime başvuranlara uzmanlar yardımcı oluyor. Hastalara yasal hakları ve nasıl bir yol izlemeleri gerektiği anlatılıyor. SDM'ye bugüne kadar 50'nin üzerine başvuru yapıldı. Başvuranların büyük bölümü dava açarak, haklarını aramaya karar verdi.
Yanlış tedavi ilk sırada
SDM Merkezi Sorumlusu Eczacı Tülin Duman, derneğe gelen yoğun şikâyetler üzerine böyle bir proje başlatmak gereği duyduklarını anlattı. Bütün sağlık kuruluşları ve meslek odalarıyla bağlantı kurarak bir ön inceleme yaptıklarını söyleyen Duman, şu bilgileri verdi: "Derneğe gelen şikâyetleri sistematikleştirdik. Arşiv çalışması yaptık. Elde ettiğimiz sonuçlara göre, en çok şikâyet, yanlış tanı ve tedavi sonucu sakatlanmalar ve resmi sağlık kuruluşlarındaki doktorların hastaları özel kurumlara yönlendirmeleri konusunda geliyor.
Araştırmanın bir başka ilginç sonucu ise hastaların bu şikâyetlerini sadece başvuru aşamasında bırakması ve takip etmemesi. Biz hastaları, onların da bir tüketici olduklarını ve yasal haklara sahip olduklarını anlatarak yönlendiriyoruz."
AB destekliyor
Projenin AB sorumlusu Frank Alleweldt, bu projeyi Avrupa'daki tüketici derneklerinin tecrübelerinden yararlanarak gerçekleştirdiklerini söyledi. Avrupa'da hasta hakları konusunda daha kurumsal bir mücadele yürütüldüğünü belirten Alleweldt, Türk halkının bu konuda bilinçsiz hareket ettiğini belirtti. Alleweldt, söz konusu projeyle hastaların haklarını aramalarına yardımcı olacaklarını ve Avrupa'dakine benzer bir mücadelenin gerçekleşeceğini söyledi.
'Hizmet önemli'
TÜKODER Başkanı Mehmet Sevim ise, halkın doğru bilgilendirilmediğini belirterek,
"Halkın önce doğru bilgiyi alıp, sonra da harekete geçmesi gerekiyor. Böyle olunca baskı unsuru oluşturabilirler" diye konuştu. Sağlık konusunda verilen hizmetlerin ayıpsız olması gerektiğini vurgulayan Sevim, hastanelerin 5 yıldızlı otel görünümüne kavuşturulmasının bir önem taşımadığına, önemli olanın verilen hizmetin kalitesi olduğuna dikkat çekti.
***
Mahkemeye giden başvurular
Yanlış tedavi:
Mahkemeye giden başvurulardan ilki Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyan bir gence ait. Kolu kırıldığı için hastaneye giden gence yanlış tedavi uygulanıyor. Üniversiteli genç artık kolunu kullanamaz hale geliyor. Bunun üzerine merkeze başvuran gence yasal hakları anlatılıyor. Gencin ailesi doktor ve hastane
aleyhine yüklü miktarda maddi-manevi tazminat davası açıyor.
İğne felç etti:
Özel bir hastanede iğne yapılan gencin ayağında ödem oluşuyor ve yürüyemez hale geliyor. Aile yeniden aynı hastaneye gidiyor.
Genci muayene eden başka bir doktor, ayağının
yanlış iğne yüzünden bu hale geldiğini belirterek, ameliyat edilmesi gerektiğini söylüyor. Aile, hatanın hastanede olduğunu söyleyince, yetkililer ameliyat masraflarının alınmayacağını söylüyor. Aile hastaneyi şikâyet ediyor.
Riske rağmen kürtaj:
Genç bir kadının şikâyeti ise kürtajla ilgili. Üç aylık hamile olan genç kadın, muayene için bir doktora başvuruyor. Doktor kadının sağlığının yerinde olmadığını belirterek, bebeğin alınması gerektiğini söylüyor. Tehlikeli olduğu halde kadına kürtaj yapılıyor. Sağlığı bozulan kadın, doktoru şikâyet ediyor ve dava açıyor.
***
Hasta hakları
Doktor, muayenenin bütün aşamalarını ve hastalığı, hastaya anlayabileceği
dilde anlatmalıdır.
Hastanın izni olmadan tedavi yapılamaz. Ancak acil durumlar istisna kabul edilir.
Muayene süresinde yapılan tüm işlemler kayıt altına alınmalıdır.
Hasta, kayıtları inceleyebilir ve yanlış bir şey varsa düzeltilmesini isteyebilir.
Doktor hastaya tedavinin tüm aşamalarının işlendiği raporu vermek zorundadır.
Doktor emin olmadığı tedaviyi uygulayamaz.
Doktor mahremiyete saygı göstermek zorundadır. Hastanın tedavisi ve hastalığın sonuçlarıyla ilgili verileri, hastanın
iznini almadan araştırmalarında kullanamaz, kimseye bilgi veremez.
Hastanın şikâyet hakkı yasal olarak güvence altındadır.
Acil durumlarda hayati tehlikeyi atlatana kadar hastaya bakılması zorunludur.
Organ ve doku alınması, hastanın rızasına bağlıdır.
Resmi bir sağlık kurumunda tedavi gören hasta, doktorlar ve hemşireler tarafından özel kurumlara yönlendirilemez.
Özel muayenehanesi olan doktor mutlaka 'serbest meslek makbuzu' kesmek zorundadır.
Muayene ücretleri özel kurumlarda görünen bir yere asılmalıdır.



doktor hasta ilişkisi eğitimi
Yanlış tanı ve tedavinin yanısıra, doktorların hastaya ve yakınlarına hastalığı ile ilgili tedavide doğru kararı verecek bilgiyi aktarması gerektiğini düşünüyorum. Çok 'iyi' doktorlar bile operasyonun riski konusunda 'sokakta yürümekten daha riskli değil' şeklinde açıklamalar yapıyorlar. Doktorlara meslek içi eğitimde veya okullarda hasta ilişkileri dersi verilmeli, hasta ve yakınlarının da insan oldukları ve psikolojileri iyi anlatılmalı. Bu şekilde doktorların hissiz, ruhsuz, olmalarının 'baytarlaşmalarının' önleneceğini düşünüyorum
Yazan : Filiz Gaziler
mKutsal Meslek
Toplumumuzda doktorluğun en kutsal meslek olması, doktorların 'yarı-tanrı', hastaların ise 'cahil' muamelesi görmesi, kaderciliğin yaygın olması; birçok doktor hatasının açığa çıkmasını yıllardır engelliyor. Dava edilebilen hataların bedelinin ne düzeyde ödenebildiği de tartışılır. Çünkü hata yapan doktoru bir meslekdaşının bilirkişi olarak yorumlaması (bir anlamda gammazlaması) gerekmektedir. Hasta haklarını korumaya yönelik girişimlerin başarılı olabilmesi; doktor ve hastanın eğitimi kadar etik kurullarının da tarafsız çalışmasıyla mümkün olabilir.
Yazan : Nurten Karaaslan
Yorum
HAYAD

Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 1997 yılında gönüllü üyeler tarafından kuruldu. Hasta hakları konusunda ilk dernek olma özelliği taşımaktadır. Kurulduğu tarihten bu yana, hasta hakları konusunda toplumu bilinçlendirmek, hasta hakları konusunu talep edilir hale getirebilmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Her ay bir uzman tarafından hasta haklarının bir başlığı işlenmekte. Çeşitli kurum ve sivil toplum örgütlerine bu konuda eğitim verilmektedir. Hasta hakları konusunda bir sivil toplum örğütünde de çalışma başlaması beni sevindirmiştir. Ancak hem bir mağdur olarak hem de dernek başkanı olarak böylesine insani bir başlığın bir tüketici hakkı gibi görülmesine neden olma olasılığı ise beni endişelendirmektedir. Hekim ve hasta ilişkisinde hizmeti alan ve veren vardır ve bu hizmet bir malın alınıp satılmasından farklıdır. Bu çok önemlidir ve üstünde dikkatle durulması gerekmektedir. İnsanın kolu bacağı mal değildir. Umarım toplum tarafından böyle algılanmaz. Saygılarımla,
Yazan : leyla ezgi
 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 HAYAD - Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği
Tasarım Soner Ekici

Tüm hakları saklıdır. Sitenin içeriği kaynak belirtilerek alıntılanabilir.