Kasten Görevi İhmalden Hastanın ölümüne sebep olmak
Cuma, 29 Eylül 2006
T.C İSTANBUL VALİLİĞİ MAKAMINA
CC: HASTA VE HASTA YAKINI HAKLARI DERNEĞİ BAŞKANLIĞINA
Konu: İdari soruştuma açılması talebi
SANIKLAR: 1) Haseki Hastanesi acilserviste 4 Mayıs 2006 tarihinde saat 20 00 civarında görevli Acil vezne hasta kayıt operatörleri ve Adli polis noktasındaki görevli.
2)Haseki Hastanesi acilserviste 3 - 7 Mayıs 2006 tarihlerinde görevli doktorlar ve şefi ile Beyin Cerrahı ve ortopedi servisindeki doktolar SUÇ : Kasten Görevi İhmalden Hastanın ölümüne sebep olmak
KONU: 03.05.2006 Trafik kazası geçirerek, İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan adı sonradan ERHAN AVŞAR olrak değiştirilen kimsesiz hasta, 07.05.2006 tarihinde hastanenin acil servisinde vefat etmiştir. Söz konusu Hasta ölmeden önce yakınlarından saklanılmak istenmiş ve bilinçli olarak öldürülmüştür.
Ölüm vakasıyla ilgili olarak Hastanenin idari birimi,03 - 07 Mayıs tarihlerinde görevli Beyin Cerrahisi , ortopedi, Acil servis doktorları ve şefleri hakkında soruşturma ve yasal kovuşturmaların açılmasını kasıtlı yada ihmal den hastayı öldürmekten yargılanmalarını arz ve talep ederim.
AÇIKLAMALAR:
1. Kardeşim Erhan Avşar’ın 3 Mayıs Çarşamba 2006 saat 03 00 sıralarında araç dışı trafik kazası geçirerek Osmaniye polis merkezince Haseki Eğitim Hastanesine kaldırılmıştır. Üzerinde kimlik çıkmayan ancak Erkan Avşar (abisi) adına vakıf bank bankamatik kartı çıkmıştır. Çarpan şöförde hastaneden gelen rapora göre serbest bırakılmıştır.
2. Bana kardeşimin kayıp haberi 4 Mayıs Perşembe günü geldi aynı tarihte Kumkapı Polis Merkezine Kayıp ve şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulundum. Aynı gün kardeşimin başına bir şey gelebileceğinden şüphelendiğim için işyerine en yakın hastane olması dolayısı ile önce Haseki Hastanesine saat 20.30 sularında gidip Adli polise; "Erhan Avşar yada Erkan Avşar (üzerinde o banka kartı olduğu için) adına adli vaka yada yada normal vaka varmı diye sordum. Görevli memur HAYIR yanıtını verdi.Hastanenin hasta kayıt bilgisayar operatörlerinin hepsinede sorduk. Onlarda bize otarihten itibaren kimsesiz yada kimliksiz hasta olmadığını söylediler. Halbuki; Benim Kardeşim 2 gündür O hastanede ve komada hastane kayıtlarında ve Polis defterinde Kimsesiz olarak geçiyor ve “Erkan Avşar adına vakıfbank kartı üzerindeydi’’ yazısı da yazıyordu. Ama bilgisayrdan çıkmıyordu. Kimsesiz hasta yada üzerinde Erkan Avşar adına bankamatik kartı olan hastayı defalarca sormama rağmen bana yok söylediler. İçeri Acile yada karantinaya girip bakmak istediğimde de; Kayıtlarda adı yoksa içeri de olamaz dendi ve izin verilmedi.Hastane kayıtları düzgün tutulmuş olsa idi, tek başına acil serviste yatan kardeşimi bir gün erken bulacaktım ve belki başka bir hastanede tedavi ettirebilecektim. O gün Haseki hastanesinden ayrıldıktan sonra tam 24 saat boyunca vakıf bank bize haber verene kadar İstanbul ilindeki bütün hastaneleri ve morgları dahil Yaklaşık 2 Bin YTL harcayarak aradım. (4 mayıs Perşembe günü saat 20 30 civarında yok diyenler Acil servis kayıt bürosundaki 2 ayrı bilgisayar veznecisi ve adli poliste görevli adli polis noktasındaki Bekçi rütbesindeki kişilerdir.)
Üzerinden çıkan kart dolayısıyla Vakıfbank bize haber vermese idi. kardeşim o hastanede ölecek ve kimsesizler mezarlığına gömülecek bizde ömür boyunca onu aramak zorunda kalacaktık.
3. 5 Mayıs Cuma günü saat 20.00 sularında vakıf banktan gelen telefon sayesinde Haseki hastanesine tekrar geldim ve kardeşimi polis nezaretinde teşhis ettikten sonra kayıtlardaki kimsesiz ismi Erhan Avşar olarak değiştirildi. Sonra neden ben geçen gün geldiğimde kimsesiz hasta sorduğumda bana yok dediniz diye çıkıştığımda; “Bilgisayara Kimsesiz Hasta yerine Kimsesiz HASATA olarak kaydedildiğinden gözükmemiş” (yani “A” nın biri fazla ) Adli polise sorduğumda; “gözlerim görmemiş” diye kendini savundular. Banka kartı da üzerinde olmasaydı öldüğü zaman haberimiz bile olmayacaktı.
4. Ortopedi Doktoruna kardeşimin durumunu sorduğumda bana beyninde kanama olduğunu kafatası kemiğinin kırık olduğunu ve vucudunun diğer kemiklerindede kırıklar olduğunu ama yaralının beyin kanamasından dolayı yoğun bakımda yatması gerektiğini söyledi şu anda bilinci kapalı olduğu için onunla beyin cerrahisi ilgileniyor gidin doktorlarına yoğun bakıma kaldırmak istediğinizi söyleyin.
5 Beyin Cerrahisine sorduğumuzda; durumu iyiye gittiğini söyledi. Benimle sanki dalga geçiyordu. Hastanedeki Beyin Cerahları dışında herkes polis hemşire ve diğer doktor ve yanında yatan hastalar bu çocuğu ya yoğun bakıma yada başka iyi bir hastaneye götürün diyorlardı. Çünkü kimsesiz hasta kabul edildiği ve saç sakal birbirine karışmış ve üst başı pis (iş elbiselerinden) olduğundan dolayı kardeşim sokakta yaşayan tinerci zannedilmiş ve doktorlarca ölüme terk edilmiş.
6. Kardeşimin hali; kafatası kemiği kırık beyin kanaması var bir bacağı dizden çıkmış diğer bacağı iki yerden kırık ve kalça kemikleride kırık Göğüs kafesindeki kaburga kemikleride kırık yüzü kesilmiş burnun içi kurumuş kanlarla dolu ve tıkalı, bilinci kapalı şuuru yerinde değil ve komada idi. Doktora tekrar gittim. Siz bu durumdaki hastayı, ilk geldiği günden beri acil serviste ve aynı yatakta tutuyorsunuz buraya günde ziyaretçilerle birlikte yüzlerce kişi girip çıkıyor. Hijyenik bir ortam olmadığından enfeksiyon kapabilir. Söyledim, kardeşimi yoğun bakıma almalarını ya da başka bir hastaneye sevkini talep ettim. Bana; “yoğun bakımda boş yer olmadığını olsa idi ilk günden kaldırırdık” cevabını verdi. Bende; “ Başka bir Hastanenin yoğun bakımına sevkini yapın” dediğimde, “Sosyal güvencesi yada parası varmı idi?” cevabı ile karşılaştık. “Şu an olmadığını çıkarılacağını söyledik.” Cevabı “çıkarın öyle gelin” Bu durum üzerine Sağlık Bakanlığı SABİM 184 servisini arayıp durumunu anlattım. Telefondaki bakanlık yetkilisi, sosyal güvenliği olsun yada olmasın vakanın aciliyetine göre hastanenin doktoru yoğun bakımda yer olmasa bile başka bir hastanenin yoğun bakımını arayıp yer ayarlatıp sevketmek zorundadır dedi. Aynısını Beyin Cerrasi doktoruna anlattım Çok rahatsız oldu “ya öylemiydi” sormam gerek tekrar yanımıza gelerek “Sizin hastanın durumu iyiye gidiyor beyin kanaması azalmaya başlamıştır beynindeki yara kapanmaya başlamış Önceden yoğun bakımlık mış artıkYoğun bakımlık bir hasta değildir”
7. Ertesi gün diğer vardiyanın doktorlarına bu kez hem ben ve yakınlarım defalarca kez sevki ya da yoğun bakıma alınması için yalvardık. Hastayı kendi imkanlarımızla götürmek istediğimizi bile söyledik o durumda da "Sevk kağıdını da vermem ambulansda vermem alırsın kucağına götürürürsün" cevabı ilke karşılaştık. Ölürse sorumlusu sen olacaksın. Hastaneden sağ aldım diye imza atacaksın dediler sizin hastanın ölüm riski binde bir bile değil ama götürürseniz yolda ölür.” Bizde yapamadık.Aynısını geçen akşamki doktorada söylemiştik oda aynısını söylemişti.
Bu hususta Hastanenin doktorlarının başka bir hastaneye sevkini yapmak istememeleri ve tehtid etmeleri bizce, yaralıyı ilk günden beri ilgisizlik ve yanlış uygulama tetkitlerinden dolayı kasten ölüme terketmelerinin başka hastanelerce anlaşılacağından örtbas etme girişimidir.
8. 7 Mayıs Pazar günü Kardeşim bir öncekinden çok daha kötü vaziyette idi. Kardeşimin beyin tomografisi filmini çektirmeye göndermişler.Doktor filimleri incelerken bende hastanın nabzını kontrol ettim düşmeye başlamış ayaklarını kontrol ettim soğumaya başlamış.Doktora durumunu anlattım ölüyor dedim doktor benimle dalga geçercesine, "Size müjdem var beyin kanaması tamamen kapanmış"diyerek elindeki filmleri gösterdi. ve "O şimdi uyuyor uyandığında ortopedik ameliyatlara başlarız" dedi. Tekrar, (7 Mayıs Pazar günü öğle vakti)İstanbul İl sağlık Müdürlüğü Acil Kriz Merkezini 5189267 nolu telefondan aradım. Kriz Merkezi doktoru Ramazan beye durumu anlattım "buraya müdahale edin yaralı resmen ölüyor doktorlar hiç bir şey yapmıyorlar” Cevabı; “Doktorun işine karışamayız" dedi. S.B.SABİM 184 ü aradım. Durumu anlattım SOS (imdat) yardımı istedim. “Hekime müdahale etme yetkimiz yok” dendi. “Eğer etmezseniz birazdan biryaralı göz göre göre ölecek” söyledik. Hastaneyi arayıp doktoru bilgilendireceğini söyledi. Nöbetçi Şefe gittim o da doktora karışamayacağını ancak arayıp bilgi isteyeceğini söyledi.
9. Tüm girişimler sonuçsuz kaldı tekrar Acil servise döndüğümde kardeşim ölmüş başında hiç kimse yok bağırdığımda bütün doktorlar geldiler İki gündür hastanın başında bir tek doktor görememiştim. Öldüğü zaman 4-5 tane birden ölüye kalp masajları şoklamalar ....vs. öleceği 2 saat önce belliydi Nabzı düşmüş ayakları soğumaya başlarken 0nlara söylediğimde Bana kızıp sonra azarlayıp bizim işimize karışma hasta uyuyor iki günde uyanır diyen doktorlar öldükten sonra hummalı çalışmalarıyla ölüyü diriltmeye çalışıyorlardı. Sonra çıkıp öldü açıklaması yaparken daha once hiç görmediğimiz doktorlar bütün müdahalelere rağmen hastanızı kurtaramadık.söyledi. O esnada Hemşireler doktora sesleniyor Sizi Sağlık Bakanlığı arıyor Kimsesiz hasta hakkında şikayet almışlar bilgi istiyor. Doktor "kalp masajı yaptık şoklama yaptık ve tüm müdahalelere rağmen yaralıyı kurtaramadık" Halbuki yaptığı her şey öldükten sonra idi. Ölmeden önce ne yaptınız diye sorduk cevap yok. Nöbetçi şef de oraya geliyor hasta hakkında bilgilenmeye. Sonuç: Naklen gerçek canlı yayında ölüm sahnesi
Sağken sahip çıkılmayan hastanın ölüsüne sahip çıktılar. ceset için 650 YTL fatura kestiler aksi halde el konacağı söylendi. Bunu öldürülen hastayı meşrulaştırmak için yapmış olabilirler.
Elimize verilen ekipiriz raporu gerçeği pek yansıtmıyordu;
__Hastaya bir ünite 0 Rh+ kan verildiği; Halbuki halbuki hastanın askerlik künyesinde A Rh+ yazıyodu.
__Bir gün önce ateşi 38 derecelere çıktığı; Halbuki ateşini ben tesadüfen ölçtüm, 40 derece idi. Yani ozamana kadar ölçülmemiş. Hemşireye okutturduğumda aman Allah'ım 40 derece deyip panikledi ve düşürmek için ateş dürücü iğne yaptı ondan sonra 39 derecenin altına inmedi. 38 lere çıktığı yalan.
__Öldükten sonra ölüm nedeni olarak "çıkmış olan bacağındaki çıkık yerde kan birikmiş morarmadan da belli oluyor biriken kan iltaplanıp kanı pıhtılaştırmış o yüzden öldüğünü tahmin ediyoruz" dedi. Halbuki; Hastayı son iki gün önce gördüğümüzde o kısımda hafif bir şişlik ve morarma vardı ve gittikçe ilerleyip kalçaya kadar ilerledi. Yani bizim gördüğümüzü doktorlar ölene kadar hiç bakmadıkları için görmemişler öldükten sonra görmüşler.
10. Nöbetçi şef ile odasında görüştüğümüzde, "çok üzgün olduğunu 5 günden beri bilgi vermiş olsa idi, duruma müdahale edebileceğini" söyledikten sonra "Ben bir uzman doktor olmama rağmen 10 sene sonra yaşlandığımda kendime bile bakacak doktor bulamıcağım. Hastanelerin durumu bu rezalet, bende ülkeyi teketmek için Amerika’ ya yada Kanada’ya GREEN CARD başvurusunda bulunacağım. Sizde ülkeyi terk edin ölen öldü geride kalanların sağlığı ve geleceği için.
11. Kardeşim 5 gün boyunca acil serviste tutulmuş, hastanedeki görgü şahitlerinin anlatımından da anlaşıldığı üzere de kimsesiz, madde bağımlısı, jiletçi, zannedilmiş o yüzden yoğun bakıma kadırılmayarak ölümüne sebebiyet verilmiştir. Gelen yakınlarından da saklanılmak istenmesi bir cinayettir kardeşimin ölümü kasıtlıdır.
SORULAR;
1) 4 Mayıs Çarşamba günü saat 20.00 sıralarında sorduğumuz görevli memurlar; Neden bu hastanede isimsiz, kimsesiz bir hasta yok demişlerdir? 2) 5 mayıs Perşembe günü ortopedi doktorunun yoğun bakıma kalkması gerekir derken. Neden beyin cerrahisi dotorları kaldırmamışlardır?
3) Enfeksiyon tehlikesi olan bir yaralı neden ölene kadar acil servis ve müşahade salonu gibi herkesin girip çıktığı yerde tutulmuştur? 4) Yakınları tarafından yeri veya hastanesi değiştirilmek istendiğinde, neden karşı çıkılmıştır ve yakınlarının gözü korkutulmuştur?
5) Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre;Yaralının sosyal güvencesi olsun yada olmasın aciliyetine göre yoğun bakıma yada başka bir gelişmiş hastaneye sevkedilmesi gerekir derken, Neden kaldırılmamıştır?
6) Madem bu konu hakkında bilgileri yok idi, hatırlattığımızda; Neden Sürecin devam etmesini engellemişlerdir?
7) Hastanın ölmeden iki saat önce ayakları soğumaya başladığını, nabzının düşmeye başladığını, solunumunda zorlanmalar olduğunu doktora söylediğimizde; Neden gelip hala hastayı kontrol etmiyor ? o uyuyor iki günde uyanır derken 2 saat sonra Neden öldü?
8) Ölmeden 2 saat önce durumu hakkında bilgi verdik gelmediler? Neden öldükten sonra ölüye müdahale edip hummalı bir çalışma ile ölüyü diriltmeye çalıştılar.
9) Ekipriz raporunu Neden kendi çıkarları doğrultusunda yanlış beyanlarla yazmışlardır? Roporda bir gün önce ateşi 38 lere çıktığı değilde 40 ların altına düşmediği yazılmamış?
SONUÇ VE İSTEM: Hastane kayıtlarını yanlış tutan, bana kardeşim hakkında bilgi vermeyen görevlilerden ve kardeşimi tedavi etmeyen, yoğun bakıma naklini yapmayan ve ölüme terk eden sorumlu tüm doktorların 657 sayılı devlet memurları kanunu ile ilgili maddeleri uyarınca haklarında idari soruşturma açılmasını ve soruşturmalar tamamlana dek kamu sağlığı açısından açığa alınmasını ve cezalandırılması için kamu davası açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim