Advertisement
Dil Seçimi
English Site
Son Haberler
Basın Açıklamaları
Etkinlikler
HAYAD - Yahoo! Groups

HAYAD Yahoo! Groups

Mesaj Göndermek İçin

Üye Olmak İçin

Üyelikten Çıkmak İçin

Kimler Sitede?
Yetkili Girişi





Parolamı unuttum?
BIÇAK PARASI, ÜLKEMİN YARASI Yazdir E-posta
Çarşamba, 14 Haziran 2006

BIÇAK PARASI, ÜLKEMİN YARASI


“Bu konuda babamın oğlu olsa canına okurum. Yeter ki vatandaşlarımız bu konuda bize yardımcı olsunlar” (1)
“Bıçak parası istenen hastalar başhekime, sağlık müdürüne, valiye, bakan olarak bana gelsin.” (2)
“Herkes bıçak parası alan doktoru kötülüyor ama kimse yetkili mercie şikayet etmiyor; kimse bize ihbar yapmıyor. Halk yardımcı olmadıktan sonra böyle bir uygulamayı bitiremeyiz.” (2)
Çalışkan, iyi niyetli ve samimi bulduğum Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ Bıçak Parasının süregiden bir uygulama olduğunu kabul ediyor. Sayın bakanın uygulama dediğine ben ancak rezalet diyebiliyorum. Elbette rüşveti bir rezalet olarak görebilenedir sözüm. Yargıtay, bıçak parasının irtikap değil on yıla kadar hapis cezasını öngören rüşvet suçu olduğunu karara bağlamıştır. Yaşanan rezalet, uygulama değil, bu cumhuriyetin kanunlarına karşı bir suçtur. Devletin olanaklarının, hastane yatağının, aletlerinin, ameliyatının, ameliyat sırasının, muayene sırasının, ilaç yazmanın, insanca muamele etmenin rüşvet vezneleridir muayenehaneler. Sosyal güvenceye sahip hastası yatarken, devletin hastanesinde yattığı her gün için özel muayenehanede vizite ücreti ödeyen, ödemek zorunda kalan insanların yaşadığı bir ülkedir Türkiye. Devlet kurumunda çalışanların muayenehane açmaları ya da başka bir özel kurumda çalışmaları kesin olarak yasaklanmadıkça bıçak parası rezaleti de torunlarımıza bırakacağımız bir miras olacaktır.

Kamu çalışanlarının kamu hizmeti dışında çalışmaları yasaktır. Yaptıkları kamu hizmetinden dolayı kişi ve kuruluşlardan menfaat temin etmeleri suçtur. Bu durum anayasanın eşitlik ilkesi ile ilgili olarak bir meslek gurubu için değiştirilmemelidir. Tüm yasaları ve yaşama şeklini Avrupa Birliği’ne uyumlu hale getiren hükümet; Avrupa ülkelerinde kamuda çalışan doktorların özel muayenehane çalıştıramayacakları ve başka bir özel kuruluşta çalışamayacakları gerçeğiyle hareket etmelidir. Sağlık sorunlarının ve bıçak parasının temel kaynağı bu noktadır. Bu durumdaki tek ülke Türkiye’dir.

“Halkımız; bıçak parası ödemek zorunda değilim, demediği sürece bu uygulamayı yok etme imkanımız yok”(2) Peki siz; hastaya, yakınlarına “bıçak parası ödemek zorunda değilsin, senin ve yakınlarınızın canı güvencemiz altındadır. İnsan gibi sağlık hizmeti almanızın güvencesi bizleriz.” diyebiliyor musunuz? Siz bunu diyemedikçe bu rezalet devam edecektir.

“Bıçak parası istemeyen, hastayı zorla muayeneye çağırmayan, ilaç şirketinden avanta almayan doktorların çoğalması için ciddi bir bütçeniz olmalı.” (2) Bu cümlede tamamen mevcut durumu makul görme ve kabul vardır. Bütçe yoksa yapılan her türlü rezilliği meşru görmeyi okuyorum ben bu cümlede. Sağlık alanında suç sayılanı olağan görmek bana hiç olağan gelmiyor doğrusu.

“Gerek hastane gerekse doktor seçimi “Bıçak Parası” ayıbını biraz olsun azaltacak.”(2) Hedef biraz olsun azaltmak olsaydı hastalıklar tedavi edilemezdi. Hele ki sosyal hastalıklar, kökten çözüm önermeyen kararsız ve ürkek hedefler öneriyorsa; üstelik bunu devletin en yetkili ağzı söylüyorsa ört ki ölem.

Mağdur olan hastalardan ve yakınlarından kahraman olmalarını beklemek anlamsızdır. Toplumun baskı ve zarar görme korkusunu bilerek; “şikayet eden yok, halk şikayetçi olsa biz bu işi çözeriz”, demek çok absürd bir durum yaratmaktadır. “Canına okurum.”, “Şikayeti olan bana gelsin.”, “başhekime, valiye gidin.” gibi belirsizlik taşıyan ifadeler ne bilimseldir ne çağdaştır ne de ciddi işleyen bir sistemin göstergesidir. Hastaların korkmadan, çekinmeden hiçbir kaygı duymadan, şikayet sonrası başına bir şey gelmeyeceğinden emin olarak, karmaşık olmayan bir yöntemle şikayetini kolayca yapabileceği ve bu şikayetin gelişimini izleyebileceği, kişilere bağlı olmaksızın işleyen bir çağdaş mekanizmanın kurulması gerekmektedir. Bunun için yurtdışındaki örnekler ele alınabileceği gibi ülkesel gereksinimlerden de bir sistem yaratılabilir.

Somut örnekler vermek yararlıdır. Bıçak parasını çalışma yöntemi haline getirmiş, her gün uygulayan ve halen görevde olan bir doktorun ismi, çalıştığı kamu hastanesinin adı sağlık bakanına bildirildiğinde sağlık bakanının yanıtı şu oldu: “Hastalardan bir şikayet gelmeden yapabilecek bir şey yok.” Bu yanıt, buna benzer binlercesi için bıçak parası almanın güvencesi gibidir. İlgili doktor artan bir ivme ile bıçak parası almaya devam etmektedir. Duyum dahi olsa hakkında (öncelikle) birden fazla şikayet olan doktorlar için, yakın zamanlı bir denetim yapılmalıdır. Altı ay geriye dönük olarak yapılacak bu denetimde kurum içi hastane kayıt defterleri, ameliyat defterlerinden hastalara ulaşarak görüşmeler yapılması, bu tutanakların bütün olarak değerlendirilmesiyle caydırıcı bir sonuca ulaşmak mümkündür. Bu uygulamanın başlaması ve başladığının bilinmesi bile bıçak parası rezaletini frenleyecektir. Maliye buna benzer bir uygulama yaptı, hekimin hastanedeki ameliyat sayısına göre bir araştırma yaptı ve doktorlara “Biz senin ne yaptığını biliyoruz; sen matrahını şu kadar arttırırsan sorun çıkartmayız.” dedi. Maliye bıçak parasının (suçun) vergisini, suçu bilerek az oranda tahsil etme yoluna gitti.

Bıçak parası alanların tespiti için yeterli müfettiş yok, bütçe yok gibi mazeretler kabul edilemez. Sağlık, bu ülke insanlarının en önemli sorunu, bıçak parası ise kanayan yarasıyken Ankara’da sabahtan akşama kadar atıl kalan yetkin ve yetişkin insanların başka kurumlardan sağlık denetimine kanalize edilmesi mümkündür. Bu ülkenin insanlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun bürokrasisi ve onun kanun ve yönetmelikleri ancak kendisini var eden insanlarına hizmet etmek ve sorunlarını çözmek için soluk almalıdır. Bu yüzden para, insan, bürokrasi gibi mazeretleri kabul etmek mümkün değildir. Plan yaparak, paraların seri numaralarını alarak, polis baskınıyla yapılan sayılı örneklerin, hem yöntem olarak çirkin olduğu, hem de caydırıcı olmadığı yaşamla kanıtlanmıştır. Arada sırada gazetede okuduğumuz devede kulak cinsi bu tip yakalamaların yaşanan rezaleti münferit göstermekten öte bir etkisi olmamaktadır. Doğan Holding gazetelerinden birinin internet sitesinde bıçak parası haberinin altına bir vatandaşın bıraktığı mesajı not almıştım paylaşmak isterim: “gusimsek@.. 22.10.2004 Maalesef Denizli’de SSK hastanesinde ve Devlet hastanesinde ameliyat olacak hastalara 3-6 ay sonrasına gün veriliyor. Eğer hasta yakınları doktoru muayenehanesinde görürse, bu süre hemen kısalıyor. Ayrıca bıçak parası istenmesi ve muayenehanelerde ödenmesi Denizli’de olağan bir şey.” Alın size bir pilot bölge. Ya da yetkililer internete girsin ve “bıçak parası” üzerine bir gezinti yapsınlar; pilot bölgelerini kendileri seçsinler.

Hasta şikayetleri için birçok Avrupa ülkesinde özel idari yasal hükümler getirilmiştir. “...şikayetlerin tıbbi kurum ve servislerin çalışmasını denetleyen otoritelere yapılmasıdır. Bu otoriteler Yerel Sağlık Yetkilileri, Sağlık Müfettişleri... Bazı ülkelerde bu şikayetler Ulusal Sağlık Kurulu’na yapılmaktadır. Danimarka’da hasta şikayetleri için Hasta Şikayet Kurulu oluşturulmuştur.” (3)
Özellikle küçük şehirlerde protokol ve “seçkin- ileri gelen (!)” insan katmanı ile, ayrımcılık ile yerel denetim ülkemiz için çok iyi bir çözüm gibi görünmüyor. Kamuda çalışan doktorların muayenehanelerinin yasaklanmasının ardından İnsanların kolayca ulaşabilecekleri, dinamik çalışan, siyasetten ve hükümetlerden bağımsız merkezi bir Hasta Şikayet Kurulu, bu konuda çıkarılacak yasasıyla beraber, bıçak parası sorununun kökten çözümü olabilir.

“Diğer ülkelerin yasalarında ise Sağlık Kurumları bünyesinde oluşturulmuş hasta şikayetleri ile ilgilenen mekanizmalar olduğu gibi (Belçika, Hollanda, Avusturya), hastane dışındaki kurumlarda da şikayetleri kabul eden “Hastane Kamu Denetçisi” gibi merciler oluşturulmuştur.” (3)

Bıçak parasını abartıyor olabilir miyiz? Bunun rakamsal bir karşılığı var mıdır?.. Elimizde Sağlık Emekçileri Sendikası’nın bir çalışması var. Bu araştırmada 613 hastanın 418’inin ameliyat için doktorlara bıçak parası ödediği tespit edilmiş. Bu da bıçak parası “uygulamasının(!)” %68-%70 gibi bir oranda yaşandığını ifade eder. Yeşil kartıyla ameliyat olan hastadan dahi bıçak parası alındığını belirtmek istiyorum. Cumhurbaşkanı’nın eski doktoru olan profesörün, “bıçak parası”nı bir çalışma yöntemi olarak kullanmasından, bir ilçede (bıçak) parası olmayan köylüye tarlasını sattıran doktora, bir ilde (bıçak) parası olmayan hastanın arsasını tapudan kendi üzerine alan doktora kadar ülkenin her ortamına bu hastalığın nasıl dağıldığını bilmek gerekiyor. Bıçak parasının yaygınlığını anlamamız için çevremizdeki insanlarla konuşmamız bile yeter aslında. Tebdil-i kıyafet denetim yapmayı seven Recep AKDAĞ ameliyat olan hastalarla, onların yakınlarıyla aynı yöntemle konuşsun; hastaların resmi olarak neden şikayetçi olamadıklarını da sorma olanağı bulabilir.

Üniversite hastaneleri rüşveti yasal hale getirmiş durumdadır. Sosyal güvencesi olan insanlar para vermeden muayene olamıyorlar. Para vermeden hastaneye yatamıyorlar, para vermeden ameliyat olamıyorlar. Güzel de bir kılıf bulmuşlar: “döner sermaye.” Bu sermaye zaten döner dolaşır hep halkın cebine bir yolunu bulup elini sokar. Döner sermaye başka bir yazının konusu olabilir.

Yazının sonunda bu yazıyı okuyan tüm insanlara bıçak parası üzerine tüm duyum ve şikayetlerini 184 numaralı telefonu arayarak bildirmelerini öneriyorum. Ülkenin neresinden ararsanız arayın karşınıza Ankara Sağlık Bakanlığı çıkacaktır. Şikayetinizle ilgilenen insanların adını alın ve şikayetinizi takip edin diyorum. Doğmamış çocuklarımız için...

(1) Kasım 2004 Erzurum Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ
(2) AKSİYON Dergisi Sayı sayı 476 Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ
(3) Dr. Çetin Değer HASTA HAKLARININ GELİŞTİRİLMESİ VE KORUNMASI (Makale)



Bülent TOP
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 
< Önceki   Sonraki >
© 2014 HAYAD - Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği
Tasarım Soner Ekici

Tüm hakları saklıdır. Sitenin içeriği kaynak belirtilerek alıntılanabilir.
iç çamaşır