Benim eşimi 29.12.2006 saat 22'de ....... Devlet Hastanesine aşırı soğuk algınlığından götürdüm ama kendisi kalp krizi geçiriyormuş ve müdahale edildi. Ne olduysa bundan sonra başladı o gece nöbetçi asistan bize durumun vahim olduğunu ve hastanın acil anjiyo ya gerek olduğunu ve bunu sadece ……… Hastanesinde olabileceğini ve 1500 YTL. Olduğunu söyledi. Ben SSK lı olduğumu söyledim bana o saate hiçbir hastanenin SSK bakmayacağını ve diğer hastanelerin 5000 YTL. 25000 YTL fiyat çıkarırlar dedi ve beni telaşlandırıp bana özel vip ambulans çağırdı beni …………… Hastanesine gönderdi. Orda sanki yangından mal kaçırır gibi herkes para derdine düşmüş ben SSK lı olduğumu söylediğim halde, hastaneye para yatırmadan müdahale etmedi. Ambulans dersen pazarlıklar sonunda 100 YTL razı oldu en çok beni üzen konu benden 1500 YTL aldıktan sonra ……………….. Hastanesindeki doktorun hastanın durumunun kritiği olmadığını yalnız yarın anjiyoya alınacağını söyleyip hastamı yatırdılar ve bana alınan paranın hastanın yatma parası ve ilaç parası olarak kesildiğini söyleyip( 200 YTL) geri döndüler. Yalnız o akşam benim hastama tekrar çıkış yapıldı, SSK dan işlem yaptılar ve buda beni o hastaneye resmen satıldığımı ve ben canımla uğraşırken onlar benim paramla uğraşmaları ve böyle büyük bir hastanenin de bu işte aracı olması benim çok tuhafıma gitti. Ben asgari ücretle çalışan bir şoförüm bunu herkese söyledim ve ben şimdi 2000 YTL kredi kartlarına borçlandım tabi hastam anjiyo olunca ........ Devlet hastanesine araştırma yapmağa gittim kardiyolog doktorlarla konuştuğum zaman asistanın benim hastamın ya yatırıp yada bir devlet hastanesine göndermesi gerekiyormuş ve bana özel hastane bile öneremezmiş. Tabi gittim kendisiyle de görüştüm ve “bana sizin iyiliğiniz için yaptım” dedi. Bende 09.01.2007 hasta haklarına bir dilekçeyle şikayet ettim ama daha hiç bir şekilde de bana geri dönülmedi. Şimdi ben bu olayın mağduru olarak düşünüyorum ve bu durumdan kimin çıkarı olduğunu ve ne gibi çıkarları olduğunu anlamadım sadece paramı ve bu kadar büyük bir hastanenin 1300 YTL mi kalmış olması yada ben den başkaları damı var?
Beni hiç bırakmayan sevgili eşim, çocuklarım ve ailem
Sizi çok seviyorum.
Her şeye ve hastalığıma inat iyileşeceğim.
Ben 35 yaşında iki çocuk annesiyim; 2002 yılında Dirençli Dermotomyozit teşhisiyle hastaneye yatırıldım. 1 yıl kortizon tedavisi gördüm. Buna rağmen hastalığım ilerledi İ.Ü.C.T.F. Romatoloji Anabilimdalında I... tedavisine başlandı (ayda 5 gün O....... günde 40gr.X5gün - 200 gr) bu tedavi ile sağlığıma kavuşuyordum, günden güne iyileşiyor, kendi kendime yürüyebiliyor, oturabiliyor, yemeklerimi rahat yiyebiliyordum. Üç ay sonra merdivenlerden inip çıkabilecek hale gelmiştim. Eşimin desteğiyle 1 yıl sonra çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayabiliyor, ev içerisinde kendi işlerimi yapabiliyor, destekle dışarı çıkabiliyordum. Çok mutluydum iyileşiyordum. 2006 Kasım ayında tekrar I... almak için reçete yazdırdık ve eczaneye gittik. Eczane ilacımı alamayacağımı Sağlık Bakanlığının özel izni olması gerektiğini bildirdi. Tekrar İ.Ü.C.T.F. Romatoloji Anabilimdalında bir dosya hazırlandı ve Ankara'ya Sağlık Bakanlığına gönderdim. Gelen cevap ile bütün ümitlerim yok oldu. İlacı alamayacağımı yazıyordu ne başka bir ilaç tavsiyesi ne de bir gerekçe yoktu. Geçen süre içinde hem tahlillerim yükseliyor, hem de yavaş yavaş rahatsızlığım ilerliyor, sağlığım elimden alınıyor nedenini anlamıyorum, Çocuklarım için sağlığıma kavuşmak istiyorum. Çünkü onların bakıma ihtiyaçları var. Benim ve benim gibi olan hastalarda aynı durumda olduğunu düşünerek bizlerin ilaçlarımızı sağlıklı bir şekilde alabilmemiz ve sağlığımıza kavuşmamız için yetkililerden gereken yardımın yapılmasını arzu ediyorum. 22 Aralık 2006
Özel Sağlık Kuruluşlarınca SSK’lı Hastalardan Ücret, Hasta Katılım Payı, Vb.Para Alınması
SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI’NA ANKARA,
..tarihinde ...sicil numarası ile emekli oldum. SSK Hastanelerinin devredilip, kapatılıncaya kadar ki süreçte, sağlık hizmetini bu hastanelerden aldım. Hastanelerimizin kapanmasından sonra, evime yakın olan ve SSK ile anlaşması bulunan özel sağlık kuruluşlarına müracaat etmeye başladım.
Nitekim 31.07.2006 tarihinde, ……. ağrı şikayeti nedeniyle ….Hastanesi’nin … servisine başvurdum.
Öncelikle hastane girişinde SSK’lı hastalar için özel olarak oluşturulmuş bölüme müracaat etmem söylendi. Burada ekte sunduğum taahhütname tarafıma imzalatıldı. Aksi halde hizmet veremeyeceklerini söylediler. Tarafıma imzalamak için verilen “ilgili makama” başlıklı bu yazıda, SSK Kurumunun tanı ve tedavi için ödeyeceği ücret ile hastane cari fiyatları arasında fark olduğu belirtilmekte ve hastane cari fiyat listesinin %40 indirimli olarak bana uygulanacağı yazmaktadır. Bu taahhütnamenin imzalanmaması halinde, sağlık hizmeti sunumundan yararlanamayacağım açıkça belirtildiğinden, “muayenemi ve tedavimi yaptırabilmek için zorunlu olduğundan ödüyorum ve kabul ediyorum” kaydı düşerek imzalamak zorunda kaldım. (EK-1 Taahhütname)
Önce 40,00-YTL uzman doktor muayene ücreti, 70,00-YTL …… grafi ücreti olmak üzere toplam 110,00-YTL ücret alındı.
Oysa 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda, kimlerin sağlık hizmet ve yardımından yararlanabileceği ve bu yardımın kapsamı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kanunun Ek 3. madde hükmüne göre; “506 sayılı Kanunun 35, 36, 40 ve 42 nci maddeleri uyarınca sağlık yardımlarından yararlanacak olanlardan yapılacak her bir poliklinik muayenesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile 20 TL. dan az olmamak üzere muayene ücreti alınır.
Şu kadar ki hekimin gerekli görmesi üzerine yapılacak diğer poliklinik muayenelerinden ücret alınmaz.”
Görüldüğü gibi 506 sayılı Kanun’a göre, her bir poliklinik muayenesi için 20-YTL değil, 20-TL muayene ücreti alınabilecek, bunun dışında da başkaca bir ücret alınmayacaktır.
Aynı şekilde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda, sadece muayene ücretleri değil, farklı sigorta kollarındaki çalışanlar için sağlanan sağlık yardımları ayrıntılı olarak belirtilmiş, sigortalıların ilaç, protez araç ve gereçleri, ortopedik cihazlar için ödeyeceği katkı payı dahi düzenlenmiş, kısacası, farklı sigorta kollarına mensup kişilerin ödeyeceği her şey tanımlanmıştır.
Oysa haldeki durumda, SSK’lı hastalar için Kurumunuzca özel sağlık kuruluşuna ödenen muayene ücretinin yanı sıra, ekte sunduğum belgeden görüleceği gibi hasta katılım payı adı altında ilave ücret alınmakta ve “hastane cari fiyat listesinin %40 indirimli olarak uygulanacağından” söz edilmektedir. Bu durum öncelikle 506 sayılı Kanun’a aykırıdır.
Özel sağlık kuruluşları, bu ilave ücretin ve cari fiyat üzerinden %40 indirimle yapılacak ücretlendirmenin, Kurumunuz ile özel sağlık kuruluşları arasında imzalanan Sağlık Hizmetleri Sözleşmesi başlıklı protokole uygun olduğunu iddia etmektedir. Nitekim bu sözleşmenin 4.16. maddesine göre, “hastanın veya hasta yakının yazılı onayı alınmadan herhangi bir gerekçe ileri sürülerek ilave ücret ödenmesi talebinde bulunulamayacaktır.” Bir başka ifadeyle, bize açıklanmadan imzalatılan ekteki formlar gibi taahhütnameler imzalanınca, hastane istediği kadar ilave ücret alabilecektir. Üstelik herhangi bir ölçü ve sınır dahi olmaksızın.
Bu uygulamanın ve uygulamanın dayanağı olarak gösterilen Sözleşme hükmünün, 506 sayılı Kanuna, Kanun’un düzenlenme amacına ve ruhuna aykırı olduğu açıktır.
Tüm bu nedenlerle; 1- 506 sayılı Kanun’a açıkça aykırı olan bu durumun ve dayanak sözleşmenin, Kanun’a uygun hale getirilmesi ve özel sağlık kuruluşlarınca SSK’lı hastalardan ücret, hasta katılım payı, ilave ücret vb. isimler altında, para alınmasının yasaklanmasını,
2- Kanun’a açıkça aykırı biçimde tarafımdan alınan 40-YTL “hasta katılım payı” ücretinin, tarafıma iadesini talep ederim.
3-...70 YTL ..... grafi ücretinin tarafıma iadesi talep ederim.