Advertisement
Dil Seçimi
English Site
Son Haberler
Basın Açıklamaları
Etkinlikler
HAYAD - Yahoo! Groups

HAYAD Yahoo! Groups

Mesaj Göndermek İçin

Üye Olmak İçin

Üyelikten Çıkmak İçin

Kimler Sitede?
Şuanda 2 misafir bağlı
Yetkili Girişi





Parolamı unuttum?
Bir Emeklinin mağduriyeti ve ölümü!!!
Çarşamba, 21 Şubat 2007

TÜM SAĞLIK KURULUŞLARININ
    VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
     VE KAMU OYUNUN DİKKATİNE !...


Devlet hastanelerinin yoğun bakım ünitelerinde can pazarı yaşanıyor .Hiç birinde yer yok!......

Devletle anlaşmalı özel hastaneler insan hayatı üzerinden çıkar sağlıyorlar .

16 Ocak 2007 tarihinde SSK emeklisi halam …….’yı (Tahsis NO:…….) ...…. Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdük.3 saatlik uğraşlardan sonra özel hastanelerin acımasız çarkına düştük.

Ve SSK anlaşmalı ÖZEL ………HASTANESİ

SSK + 150 TL günlük para talebini çaresiz kabul ettik. Yanıtları hastanızı 3 gün içinde taburcu edeceğiz dediler. Ve 20 gün sonra hastamızın cenazesini teslim ettiler. Ve 5.000 TL borç çıkardılar.

Tüm imkânlarımızı zorlayarak 3.490 TL ödedik. Geri kalan ödeyemediğiz borç için cenazemizi rehin tuttular.1.510 TL. Araya giren 36 yıllık muhtarımız ……….’dan açık senet alarak ancak cenazemizi kurtarabildik…

    Atamızı kaybettik acımız var
    Paraları dilendik onurumuz kırıldı
    Ansızın geldi hazırlıksızdık acımız yaşayamadık
    Bugün BİZE yarın SİZE
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ Sosyal-Hukuk Devletidir
    Yapılanlar ne SİZE ne BİZE reva değildir.
     Bilginize ve İlginize
     Saygılarımla

 
Genel Sağlık Sigortası
Çarşamba, 14 Şubat 2007

Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile getirilen bazı kısıtlamalar hasta haklarını ihlal etmektedir 

Sağlık bireysel bir hak ve toplumsal bir kazanımdır.

Sağlıklı olmak, temel insan haklarının tümünden yararlanmanın, toplumsal ilerlemenin ön koşuludur.

Bu nedenle, sağlık hakkı, bireyin isteme gücü, yani ekonomik ve siyasal gücü ile ilişkilendirilemez. Genel sağlık sigortası ise, prim ödeme gücüne dayanan bir sistemdir.

GSS tasarısı ile Sağlığın kendine has özelliklerinden olan kimin ne zaman hastalanacağının belli olmaması, sağlık problemi ve ihtiyacıyla karşılaşıldığında, hasta vatandaşı çok yüklü harcamalarla karşı karşıya bırakacaktır.

GSS ile hasta haklarının ilk maddesi olan “adalet ve hakkaniyete uygun olarak faydalanma” hakkı maddesi ihlal edilmektedir.

Sağlıklı yaşam anayasal bir haktır ve sosyal devlet anlayışının da bir gereğidir. Bir devlet sosyal olanı karşılamayacaksa o ülkede sosyal devletten nasıl bahsedebiliriz?


Sağlık hizmetine ihtiyaç duyan kişilerin katkı payı ödeyerek yararlanabilecekleri bir hizmet modeli benimsenmiştir. Teminat paketi ile sağlık hizmetinin % 50 ye kadar GSS den karşılanacağının planlanması, İhtiyaç duyulan sağlık hizmetine kişiler ayrıca ücret ödeyecek olması sağlık sisteminin özelleştirilmesinden başka bir şey değildir.


Sağlık hizmeti finansmanının özelleştirilmesi sosyal devlet anlayışını sekteye uğratır, hakkaniyetsizliği körükler ve bu bir felakettir.


Poliklinik muayenelerinin bile ücretli olacağı bir sistemde temel teminat paketinin içeriğin inde dar olacağı aşikârdır.
Bugün olduğu gibi Bağ-Kur ve SSK da primini yatıramayan vatandaş nasıl sağlık hizmeti alamıyorsa, GSS ile aynı şekilde hizmet alamayacak.


Bu tasarının ön şartı, sağlık hizmeti alabilmek için ücret ödemektir. Primleri ödeyemeyen sağlık hizmetine ulaşamayacaktırHükümet, GSS tasarısını uygulanmaya koyduğu takdirde, kısa bir süre sonunda çok sayıda yurttaş prim ödeyemediği için sağlık hizmetlerine ulaşamayacak, böylece yeni sağlık sisteminin "genel"liği sadece isminde kalacak, bugünkü eşitsizlikler belki de katlanarak devam edecek. Sağlık hizmeti sunumundaki eşitsizliğin artması ise sağlıksız insan sayısını arttıracak, bulaşıcı hastalıkların yayılmasına neden olacak, acil müdahale gerektiren durumlar dışında kişilerin hastaneye, hekime gitmesini engelleyecek, sağlık sorunları konu komşunun tavsiye edeceği ilaçlarla geçiştirilmeye çalışılarak, hastalıkların kendi kendine iyileşmesi beklenecektir. Kısacası GSS sağlıkta felakete neden olacaktır.


Her ne kadar GSS’nin gerekçesi herkese adil ve eşit hizmet anlayışı ise de, İnsan sağlığı yerine sigortacılık genel prensipleri tercih edilmiştir.


Sağlık harcamaları, dar gelirli aile bütçesini zorlamamalıdır. Öngörülen GSS taslağı bu haliyle uygulanırsa, vatandaş sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılacak, yasa dışılığa itilecek ve devlet karşısında sürekli borçlu ve ezik bir konuma düşürülecektir. Hastanın onurlu bir şekilde sağlık hizmeti alması engellenecek, vatandaş bugüne kadar cebinden para ödemeden aldığı bazı sağlık hizmetlerine para ödeyecektir.


Hükümet, gerçekten tüm vatandaşların eşit bir biçimde yararlanabileceği bir genel sağlık hizmeti verilmesini istiyorsa, bunu sigortanın primlerden değil devletin genel bütçesinden, yani vergilerden finanse edilmesini sağlanmalıdır.


"Sevk zincirine uyulmadan yapılan başvurulara ilişkin giderler hiçbir suretle karşılanmaz" ibaresi ile hekim ve sağlık kuruluşunu seçme hakkı da ihlal edilmekte.

Tasarının tek bir cümlesinde sağlık ocaklarından bahsedilmemekte, Koruyucu sağlık hizmetlerinde önemli rol oynayan sağlık hizmetlerinin ne olacağı bilinmemektedir.

Kadına yönelik sağlık hizmeti 18 yaş ile sınırlandırılmış. Oysa bugün kadın evlenene kadar, çalışmıyorsa ailesinin sosyal güvencesinden faydalanabilmektedir.


Kişilerin bir yıl önce geçirdikleri hastalıklarına göre ödeyecekleri pirim oranları arttırılabilecek; kronik hastalığı olanlar, iyi beslenemeyenler, barınamayanlar, yoksullar cezalandırılmakta. CEZALANDIRMA BUNUNLA DA SINIRLI KALMIYOR.


Hastalar, hekim veya diş hekimi tarafından önerilerine uymamaları durumunda, tedavi masraflarının yüzde 50’sini üstlenmekle yükümlü bırakılıyorlar. Oysa sağlık hizmeti bir ekip hizmetidir. Hasta bu ekibin bir üyesidir. Hasta kendi sağlığı ile ilgili kararlara ortak olmalıdır.”Hekiminin önerisine uymadı” diye cezalandırılması da bir hasta hakkı ihlalidir. Hasta-hekim ilişkisine zarar verir. Sağlığı toplumsal bir sorun olmaktan çıkartır ve bireysel bir soruna dönüştürür.


Hastayı kurumun önerdiği tedaviyi kabul etmediği takdirde, bu hastalığı nedeniyle alacağı tedavilerden yoksun bırakılması hastanın tedavi olacağı kurumunu seçme hakkının ihlalidir.


Oysa arzu edilen, sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşlara verilen bir hak haline gelmesi ve gerçek anlamda herkesi kapsayan bir sistemin hayata geçirilmesidir.

Planlanan sağlık reformuyla öngörülen, prime dayalı bir GSS sisteminin ne kadar yetersiz kalacağını tekrar vurgulayarak hükümeti uyarıyoruz.

HASTA VE HASTA YAKINI HAKLARI DERNEĞİ 19.4.2005

 
özel hastaneye satılmak
Cumartesi, 27 Ocak 2007

 

Benim eşimi 29.12.2006 saat 22'de ....... Devlet Hastanesine aşırı soğuk algınlığından götürdüm ama kendisi kalp krizi geçiriyormuş ve müdahale edildi. Ne olduysa bundan sonra başladı o gece nöbetçi asistan bize durumun vahim olduğunu ve hastanın acil anjiyo ya gerek olduğunu ve bunu sadece ……… Hastanesinde olabileceğini ve 1500 YTL. Olduğunu söyledi. Ben SSK lı olduğumu söyledim bana o saate hiçbir hastanenin SSK bakmayacağını ve diğer hastanelerin 5000 YTL. 25000 YTL fiyat çıkarırlar dedi ve beni telaşlandırıp  bana özel vip ambulans çağırdı beni  ……………  Hastanesine gönderdi. Orda sanki yangından mal kaçırır gibi herkes para derdine düşmüş ben SSK lı olduğumu söylediğim halde, hastaneye para yatırmadan müdahale etmedi. Ambulans dersen pazarlıklar sonunda 100 YTL razı oldu en çok beni üzen konu benden 1500 YTL aldıktan sonra  ……………….. Hastanesindeki doktorun hastanın durumunun kritiği olmadığını yalnız yarın anjiyoya alınacağını söyleyip hastamı yatırdılar ve bana alınan paranın hastanın yatma parası ve ilaç parası olarak kesildiğini söyleyip( 200 YTL) geri döndüler. Yalnız o akşam benim hastama tekrar çıkış yapıldı, SSK dan işlem yaptılar ve buda beni o hastaneye resmen satıldığımı ve ben canımla uğraşırken onlar benim paramla uğraşmaları ve böyle büyük bir hastanenin de bu işte aracı olması benim çok tuhafıma gitti. Ben asgari ücretle çalışan bir şoförüm bunu herkese söyledim ve ben şimdi 2000 YTL kredi kartlarına borçlandım tabi hastam anjiyo olunca ........ Devlet hastanesine araştırma yapmağa gittim kardiyolog doktorlarla konuştuğum zaman asistanın benim hastamın ya yatırıp yada bir devlet hastanesine göndermesi gerekiyormuş ve bana özel hastane bile öneremezmiş. Tabi gittim kendisiyle de görüştüm ve “bana sizin iyiliğiniz için yaptım” dedi. Bende 09.01.2007 hasta haklarına bir dilekçeyle şikayet ettim ama daha hiç bir şekilde de bana geri dönülmedi.   Şimdi ben bu olayın mağduru olarak düşünüyorum ve bu durumdan kimin çıkarı olduğunu ve ne gibi çıkarları olduğunu anlamadım sadece paramı ve bu kadar büyük bir hastanenin 1300 YTL mi kalmış olması yada ben den başkaları damı var?

 

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 28 - 30 of 37
Site içi Arama
HAYAD Mail Listesi

Mail Listemize üye olarak yeni gelişmelerden ilk haberi olan siz olabilirsiniz.






Ziyaretçiler...
Bugün70
Dün118
Bu Hafta535
Bu Ay1645
Toplam57356
İstiyorum - İstemiyorum
© 2008 HAYAD - Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği
Tasarım Soner Ekici

Tüm hakları saklıdır. Sitenin içeriği kaynak belirtilerek alıntılanabilir.