Sayı : B.10.0.THG.0.10.00.02-010-06 12759 04.07.2006 Konu : Hasta Kabul ve Taburcu İşlemleri
GENELGE 2006/ 75
İlgi:30.03.2004 tarih ve 5089 sayılı (Genelge 2004/47) genelgemiz.
Bilindiği üzere, sağlık hizmetlerinin etkili bir şekilde sunulması ve tüm vatandaşlarımız için hizmete erişilebilirliğin sağlanması Bakanlığımızın temel ilke ve hedefleri arasında bulunmaktadır.
Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olabilen hizmet bedelinin ödenmemesi sebebiyle hastanelerde rehin tutma, taburcu işlemlerini geciktirme, senet imzalatma gibi uygulamalar ilgi genelge ile kaldırılmıştır. Sağlık hizmeti gibi geciktirilemez, ertelenemez, vazgeçilemez hizmet alınmadığı taktirde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğabilecek bir hizmet alanında ender de olsa herhangi bir aksaklığa ve olumsuzluğa meydan verilmemesi için, tüm hastanelerin 24 saat acil sağlık hizmeti vermeleri, bu hizmetin hiçbir kesintiye uğratılmaması, özel ve kamuya ait hastanelerin bütün acil başvuruları sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kabul etmeleri pozitif hukukun öngördüğü zorunluluktur.
Acil servise başvuran ve yatırılarak tedavisi gereken hastaların hiçbir surette boş yatak olmadığı gerekçesiyle sevki yapılmayacak, hastanenin tüm yatakları acil hastalar için kullanılacaktır. Acil durumlarda bir başka kuruma hasta nakli ancak daha ileri tıbbi bakım ve tedavi gerekiyorsa, ilk tıbbi müdahale yapılıp tıbbi stabilizasyon sağlandıktan ve sevk edilmesi uygun görülen kurum ile gerekli koordinasyon kurulduktan sonra yapılacaktır. İletişim kurulan, sevkin kendisine yapılacağı hastanedeki tüm yatakların dolu olması hali hariç “yatağım yok” şeklinde bir mazeret ileri sürülmeyecektir.
Bu itibarla, hastanelere başvuran hastaların sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın gerekli tıbbi müdahale ve tedavileri derhal yapılacak ve sosyal güvencesi olmayan hasta ve hasta yakınlarının mağduriyetinin önlenmesi için gerekli tedbirler alınacaktır. Acil hastalarla ilgili idari ve mali işlemler, tıbbi işlemlerin yapılmasını geciktirmeyecek şekilde yürütülecektir.
Tedavinin tamamlanmasından sonra tedavi giderlerinin tahsili ile ilgili işlemler, taburcu işlemlerinden tamamen bağımsız olarak genel hükümlere göre yürütülecek ve herhangi bir senet veya taahhütname alınması yoluna gidilmeyecektir. Özel ve kamuya ait sağlık kurumlarında tedavi faturalarının ödenmemesi gerekçe gösterilerek, hastaların taburcu edilmemesinden veya taburcu süresinin uzatılmasından veyahut buna benzer yanlış yorumlamalara yol açabilecek her türlü işlemden kesinlikle kaçınılarak, kamu hastanelerinden zorunlu sebeplerle özel hastaneye sevk edilen ve tedavi giderlerini ödemede güçlük çeken hastalar ile kamu hastanelerinde tedavi olan ancak tedavi giderlerini ödemede güçlük çeken vatandaşlara İl/İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından gerekli desteğin sağlanmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Gereğinin hassasiyetle ifasını, aksine hareket eden tüm ilgili ve sorumlular hakkında gerekli kanuni işlemlerin gecikmeksizin yapılması hususunu önemle rica ederim.
Prof.Dr.Necdet ÜNÜVAR Bakan Müsteşar Dağıtım: 81 İl Valiliğine
Sayın Yetkili, Bizim 60 yaşında erkek şizofren hastamız var. Anne ve babamız hayatta olmadığı için kardeşler olarak ilgilenmek durumundayız. Ama ne yazıkki artık iyileşeceği umudumuz tamamen bitti. Burada anlatmanın çok uzun süreceği sakıncalar nedeniyle hastamıza evlerimizde bakamayacak duruma geldik.
Hastanın aylığını, sağlık karnesini, az miktarda olsa miras payını ortaya koyduğumuz halde bir yurt, kurum veya bakım evi bulamıyoruz.
Bize gösterebileceğiniz sosyal ya da hukuki bir çare var mıdır? Ya da derneğiniz vasıtasıyla hasta yakınları olarak biz bu tür bakım evleri oluşturabilir miyiz?
28.03.2008 tarihinde .............hastenesine büyük oğlum ....... götürdüm 7 yaşında cebimde hiç param yoktu. Eşimle beraber dedik ki 'senet yapsınlar, çocuğumuz muayene olsun, derdi neyse söylesinler'. Kayıt yerine gittik bizi başka bir yere yönlendirdiler başhekim yardımcısının hemen hemen 20 dakika kapısında bekledik telefonla konuşuyor kahkahalar, yok canımlar, cicimler sabrımız taştı neyse girdik içeri yanına 'onay vermeniz gerekiyomuş' dedik. Suratı bi anda değişti 'kayıt burası değil paranızı verin muayene olsun' bizde dedikki 'paramız olsa senden neden onay bekleyelim'.Ondan sonra sorular başladı 'sen bu parayı nasıl verceksin, nerden bulcaksın' sonra tehtitler 'parayı vermezseniz evinize icra gelir' yani işin özü 15.50 ytl için küçük düşürüldüm. her insanın elbet kötü bir günü vardır ama benim çocuğumun durumu çok acil olsaydı NE OLACAKTI SORARIM SİZE.ha bana dersinizki 15.50 ytl yi bulamadınmı evet bulamadım işitme engelliyim uzun zamandır iş bulamıyorum para olmayınca olmuyor.