AMELİYAT SIRASINDA TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMAK

Ev / Yargıtay Kararları / AMELİYAT SIRASINDA TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMAK

AMELİYAT SIRASINDA TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMAK

YARGITAY
2. CEZA DAİRESİ
E. 1996/268
K. 1996/1025
T. 5.2.1996
• AMELİYAT SIRASINDA TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMAK ( Biten Oksijen Tüpü Yerine Karbondioksit Tüpünün Bağlanması )
765/m.455
ÖZET :
Ameliyat sırasında biten oksijen tüpünü teknisyen sanıkların değiştirttikleri yetkisiz hizmetlinin, yanlışlıkla karbondioksit tüpünü bağlaması sonucu ölümün meydana geldiği olayda, ameliyat öncesi ve ameliyat sırasında görevini yerine getirmeyerek asli kusurlu olan doktor sanığın ve onun kadar olmasa da ağırlıklı kusurları bulunan teknisyen sanıkların kusurlarının derecesi hakkında Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması yerine, gerekçesi yetersiz ve bağlayıcılığı olmayan Yüksek Sağlık Şurası raporuna itibar edilmesi yasaya aykırıdır.
DAVA :
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermekten sanık Mehmet, Hüsniye ve Bediha haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine dair, ( Akhisar Asliye Ceza Mahkemesi )’den verilen 3.5.1995 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık Mehmet ile müdahil Mustafa tarafından dilekçeyle istenmek ve dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.12.1995 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle okundu:
KARAR : Sanık Hüsniye vekilleri, 29.5.1995 tarihli dilekçe ile temyiz taleplerinden vazgeçtiklerinden müdahil Mustafa ile sanık Mehmet vekilinin temyiz isteklerine hasren yapılan incelemede;
Emeti’nin, Devlet Hastanesinde yapılan guatr ameliyatı esnasında, bir saatlik ameliyatta 15 dakikalık oksijen kaldığının anlaşılması üzerine, oksijen tüpünün değiştirilmesi sırasında; oksijen tüpü yerine üzerinde karbondioksit yazısı ve CO2 rumuzunu taşıyan, rengi ayrı, vanası farklı olarak kırmızı olan karbondioksit tüpünün takılmasından bir süre sonra, hastanın dudaklarının morarması ile bu durumun fark edilmesi ve yapılan müdahaleye rağmen hastanın bu sebeple ölmesi şeklinde cereyan ettiği belirlenen olayda;
Ameliyattan önce anestezi işlerini bizzat hazırlayıp, ameliyat esnasında bulunup bizzat yapmak ve teknisyenlere nezaret etmekle görevli hastane Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sanık Mehmet’in, bu görevlerin hiç birini yerine getirmemek ve baştan sona özensiz ve denetimsiz davranmakla, olayda asli kusurlu olması gerektiği, anestezi teknisyeni sanıklar Hüsniye ile Bediha’nın da anestezi cihazını ve ameliyat masasını ameliyattan önce kontrolle ameliyata hazır hale getirmek, oksijen ve azotperoksit tüplerinin dolu olup olmadığını kontrol etmekle ve ameliyat esnasında değiştirilen oksijen tüpünü de bizzat değiştirmekle görevli oldukları halde, ameliyat öncesinde bunları yapmayarak bir saatlik ameliyatta 15 dakikalık oksijen kaldığını ancak ameliyat esnasında farkedip, kendileri yerine yetkisiz hizmetliye tüpü değiştirtmek ve tüm ayırıcı özelliklerine rağmen kontrol etmemekle, sıfatları ve konumları itibariyle Uzman Dr. kadar olmasa da ağırlıklı ve büyük kusurlarının bulunduğu, tıbbi konularda Yüksek Sağlık Şurası’ndan kusurlu olunup olunmadığı yönünden rapor alınması gerekli ise de, kusur oranları bakımından bu raporun bağlayıcılığı bulunmadığı gözetilmeden, nedenlerini de yeterince açıklamayan Yüksek Sağlık Şurası’nın sanıklara ayrı ayrı 3/8’er kusur izafe eden, hiç bir gerekçe gösterilmeden mücerret bir ifade ile 5/8 oranındaki kusuru da ( diğer sebeplerle sağlık personelinin kusur ve ihmaline izafe edilemeyecek diğer faktörlere ) bağlayan raporundaki bu kusur oranlarına dayanılarak ve yukarıda belirtilen oluş, sanıkların konumu ve tüm dosya münderecaatı değerlendirir şekilde Adli Tıp Kurumu’ndan yeni bir rapor alınmadan eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
SONUÇ :
Bozmayı gerektirmiş, müdahil Mustafa ile sanık Mehmet vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak ( BOZULMASINA ), 5.2.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın.